Search This Blog

türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2014 Pazar

Türkiye bugün sandık başında

Türkiye'de seçmenler Abdullah Gül'ün görev süresinin dolmasıyla boşalacak cumhurbaşkanlığı görevini üstlenecek ismi seçmek üzere sandık başında.

Seçimlerde 3 aday, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş yarışıyor.

Oy kullanma yeterliliğine sahip olan 52 milyon 894 bin seçmen var.
Adayların cumhurbaşkanı seçilebilmek için oyların yüzde 50'sinden bir fazla oy almaları gerekiyor. Aksi taktirde iki hafta sonra ikinci tur yapılacak.
2007'deki referandumla gerçekleştirilen anayasa değişikliğinin ardından cumhurbaşkanı ilk kez TBMM tarafından değil, halkoylamasıyla seçiliyor.
TSİ 21'e kadar yayın yasağı var.

Ancak YSK'nin kararıyla yayın yasağı kaldırılabilecek.
YSK, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde doğuda daha erken oy kullanmasına ilişkin düzenleme yapmadı.
Türkiye'de saat 08.00'de başlayan oy verme işlemi saat 17.00'ye kadar sürecek.
Oy vermenin bitiş saati geldiği halde sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler sandık kurulu başkanı tarafından sayıldıktan sonra oy kullanabilecek.
İhsanoğlu: Kampanya eşit ve adil değildi
Oyunu İstanbul'da kullanan Ekmeleddin İhsanoğlu, gazetecilere önce oylarını kullanıp kullanmadıklarını sordu ve ''Ben her şeyden önce oyunuzu kullanmanızı istiyorum. Bu mukaddes bir görevdir'' dedi.
İhsanoğlu, kampanyanın adil ve eşit olmayan şartlarda yürütüldüğünü belirterek, ''Ama biz milletimizin sağ duyusundan eminiz. Bizim temennimiz seçimin suhuletle dürüstlük içerisinde yürütülmesinde. Ancak sabahleyin aldığımız haberlerde, bazı sandık kurullarında, sandık görevlilerinin telefonları alıkoymadıklarını ve bazı vatandaşlarımızın seçmenlerin pusulayı mühürledikten sonra fotoğraflarını çektiklerini, arkadaşlarımız kaydetmiş. Biz bunlar için suç duyurusunda bulunacağız'' diye konuştu.
Demirtaş: Demokrasi mücadelesi bitmeyecek
Oyunu Diyarbakır'da kullanan Selahattin Demirtaş, 'sonuç ne olursa olsun demokrasi mücadelesinin bitmeyeceğini' söyledi.
''Bütün ötekileştirenler adına emeği, alın teriyle üretenler adına yeni bir başlangıçtır'' görüşünü dile getiren Demirtaş, şöyle devam etti:
''Elbette ki çıkacak oyların oranları da bu sıçramanın niceliğini belirleyecektir. Ama nitelik olarak büyük bir sıçrama yaşamıştır Türkiye siyaseti. Bu seçimler bunun önemli bir aşaması oldu şimdiden sonuçlar herkes için hayırlı olsun. Yüzde 10 u çok daha fazla aşacağız. Oyumu halklardan ezilenlerden yana verdim. Kabin içerisinde kim ezilenden yanaysa çok da düşünmeye gerek yoktu."

19 Temmuz 2014 Cumartesi

AKP döneminde İsrail ile ticaret rekora koşuyor

Türkiye ile İsrail arasında 4 yıl önce 3 milyar dolar olan ticaret hacmi 2013’te rekor kırarak 5 milyar dolara ulaştı. İsrail Ekonomi Bakanı Naftali Bennett’e göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi bu sene yeni rekorunu kıracak.

İsrail ’in Gazze’ye yönelik saldırılarına tepki gösteren muhalefet partileri, hükümetin söylemlerinin tersine ticari alanda bu ülke ile ticari ilişkileri hızla artırdığına dikkat çekti.

"NEREDEYSE İSRAİL’E HARP İLAN ETTİK, OYSA GERÇEKLER GÖRÜNDÜĞÜNDEN BİR HAYLİ FARKLI"

TBMM’de dün basın toplantısı düzenleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, sabah akşam Gazze’yi ağzından düşürmeyenlerin, İsrail’e petrol akıtılmasına aracılık etmekten hiç rahatsızlık duymadığını söyledi. MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural da Meclis’teki toplantısında “Ateşli konuşmalara bakarsak neredeyse İsrail’e harp ilan ettik. Oysa gerçekler göründüğünden bir hayli farklı. 2002’de, yani AK Parti işbaşına geldiği yıl iki ülke arasındaki ticaret hacmi 1,2 milyar dolar iken bu rakam 2013’te 4,8 milyar doları aşmıştır. Siz kimi kandırıyorsunuz? Gemicikleriniz İsrail limanlarında harıl harıl ticaret yapıyor. Kuzey Irak’tan Gazze’yi vuran uçaklara yakıt taşıyorsunuz.” dedi.

"TÜRKİYE İLE İSRAİL ARASINDA TİCARET GİDEREK BÜYÜYOR"

Rakamlar, muhalefet parti temsilcilerinin iddialarını doğrular nitelikte. Türkiye ile İsrail arasında ticaret giderek büyüyor. 2013 yılında ilk 6 ayda İsrail, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı 24. ülke iken, bu sene en fazla ihracat yaptığı 17. ülke konumuna ulaştı. İhracatta 7 basamak birden yükselen İsrail’e ihracat artışı yüzde 23 olurken, İsrail’den yapılan ithalat artışı da dikkat çekti. İlk 5 aylık ithalat rakamları, geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 27 artış sağladı. Bu, 974,7 milyon dolar olan 2013 ilk 5 aylık ithalatının bu yıl ilk 5 ayında 1,247 milyar dolara ulaştığı anlamına geliyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2008 yılında 3,4 milyar dolar iken, rakam 2010’da 3 milyar dolara, 2011 yılında 4,4 milyar dolara ulaşmıştı. Türkiye-İsrail ticaret hacmi, 2012’de yine 4 milyar doları aştı, 2013’te ise 5 milyar dolar olarak kaydedilen ticaret hacmi, İsrail Ekonomi Bakanı Naftali Bennett’e göre bu sene yeni rekorunu kıracak.

"BU SENE YENİ REKOR KIRALABİLİR"

İsrail Ekonomi Bakanı Bennett, temmuzda Türkiye-İsrail ticaret hacmine değinerek, “2013’teki Türkiye-İsrail arasındaki ticaret rekorunun ardından 4 ayda ihracatımız yüzde 25 artışla 949,2 milyon dolara ulaştı. Türkiye’den ithalat ise yüzde 21 arttı. Bu, 2013’te iki ülke ticaretinde kırılan rekorun bu sene tekrar kırılabileceğine işaret. Bunun için 2014’ün ilk üç ayındaki trendin devam etmesi yeterli.” açıklamasında bulunmuştu.

"İSRAİL’İN TÜRKİYE’YE İHRACATININ YÜZDE 70’İNİ KİMYASALLAR OLUŞTURUYOR"

Konu ile ilgili gazetecilere birçok kez açıklamada bulunan İsrail Ekonomi Bakanlığı Dış Ticaret Müdürü Ehud Cohen de Türkiye ile İsrail arasındaki ticari ilişkisinin hızlı geliştiğini, bunun Türkiye’nin İsrail’de yatırımını da teşvik ettiğini vurgulamıştı. Mayısta bazı Türk şirketleri yöneticilerinden oluşan delegasyon İsrail’deki bir konferansa katılmak için İsrail’e gitmişti. Burada ileri teknoloji konulu konuşmalar yapılmıştı. İsrail’in Türkiye’ye ihracatının yüzde 70’ini kimyasallar oluşturuyor. Bunların başında Oil Refineries ve Carmel Olefins şirketlerinden yapılan ithalat geliyor. Yüzde 9 oranında plastik ve lastik mamulleri ithalatı yapılıyor. Yüzde 6,5 oranında da elektrikli ekipmanların ithalatı yapılıyor. İsrail ise Türkiye’den çok çeşitli malzemeler alıyor. Plastik, lastik, mineral, tekstil, beton, seramik, cam makineleri ve otomotiv sektörü ile ilgili alım yapıyor.

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Çocuk gelinle evlenen damada 15 yıl hapis.

ADANA'da, birbirlerinin ağabeyleriyle 'berdel' yöntemiyle yöresel geleneklere göre düğün yapılarak nikah kıyılmadan evlendirilen çocuk gelinlerden S.K.'nın olay tarihinde 15 yaşını doldurmadığı belirlenince Cumhuriyet Savcısı 25 yaşındaki Fikret D. hakkında 'nitelikli cinsel istismar' suçundan 15 yıl hapis cezası istedi.

Olay, 17 yaşındaki M.K. ile evlendirilen 15 yaşındaki Y.D. ve Fikret D. ile evlendirilen 15 yaşındaki S.K.'nın, geçen 15 Şubat'ta polise başvurmalarıyla ortaya çıktı. Merkez Yüreğir İlçesi'ne bağlı Dedekorkut Mahallesi'nde oturan ve eşinden ayrı yaşayan 48 yaşındaki T.K., kızı S.K.'yı akrabalarının oğlu Fikret D. ile yöresel törenle evlendirdi. Ardından damat Fikret D.'nin kız kardeşi Y.D., küçük gelin S.K.'nın ağabeyi M.K. ile aynı şekilde evlendirildi. Kayınvalideler arasında anlaşmazlık çıkınca, yaşı küçük gelinler birlikte polise giderek, "Bizi birbirimizin ağabeyleriyle zorla evlendirdiler" diyerek aileleri hakkında şikayette bulundu. Küçük gelinler devlet korumasına alındı.

'RIZASI İLE' SAVUNMASI

S.K.'nın evlendirilmesi ilgili Adana 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada sanıklar haklarındaki suçlamayı kabul etmedi. Damadın babası Ş.D., "S.K. benim yeğenimdir. Babası evi terk ettiği için bu yaşa kadar kendisine ben baktım. Oğlumla yeğenim aynı evde büyüdüler. Birbirlerini sevdiklerini ve evlenmek istediklerini söylediler. Aksi halde kaçacaklarını da söylediler. Biz de evlenmelerine rıza gösterdik" diye savunma yaptı.
Damat Fikret D. de, S.K. ile uzun süre arkadaşlık yaptıklarını, birbirlerini severek evlenmeye karar verip durumu ailelerine bildirdiklerini, S.K.'nın rızasıyla birlikte olduklarını ve bu sürede kendisine kötü bir muamelesinin olmadığını savundu. Küçük gelin S.K. da ifadesinde, "Ben önce istemedim. Israr edilince kafam karıştı ve kabul ettim. Benden uzak dursunlar. Artık evlilik istemiyorum" diyerek şikayetçi olmadığını söyledi.

15 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇIKTI

Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda çocuk gelin S.K.'nın olay tarihinde 15 yaşını doldurmadığı belirlendi. Bu gelişme üzerine Cumhuriyet Savcısı, sanıklar hakkında esasa ilişkin mütalaasını verdi. S.K.'nın annesi Türkan K.'nın vefat etmesi nedeniyle hakkındaki suçlamalar düşerken, sanık Fikret D. hakkında 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçundan 15 yıla kadar, Fikret D.'nin annesi S.D. ve babası Ş.D. hakkında ise yardım suçundan 8 yıla kadar ceza istendi. Sanık ve avukatı esasa ilişkin ve Adli Tıp Kurumu raporuna savunma yapmak üzere süre talep edince mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.
Diğer küçük gelin Y.D.'nin evlendirilmesiyle ilgili de 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava devam ediyor.

2 Haziran 2014 Pazartesi

SGK prim borçlarına af kanunu mecliste

Maliye Bakanlığı'nca takip edilen kesinleşmiş vergi alacakları ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nca takip edilen prim alacaklarının yeniden yapılandırılmasını öngören kanun teklifi, TBMM Başkanlığı'na sunuldu

Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı vergi ve ceza affı yolda. Meclis'e sunulan tasarı, 15 ayrı vergi ve idari para cezasının yapılandırılmasını öngörüyor.

Hükümetin üzerinde çalıştığı kamu alacaklarına af getiren yasa teklifi Meclis Başkanlığı'na sunuldu.

AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin ve arkadaşlarının verdiği teklif, 15 ayrı çeşit vergi ve idari cezanın yeniden yapılandırılmasını öngörüyor.

Motorlu taşıtlar vergisi, kurumlar vergisi, gerçek kişilerin gelir vergileri ile sigara cezaları, karayolu taşıma kanununa muhalefete ilişkin cezaları olanlar düzenlemeden yararlanabilecek.

Teklif, cumhuriyet tarihinin en kapsamlı yeniden yapılandırma düzenlemesi olma özelliğini taşıyor.

Düzenleme bu haliyle yasalaşırsa, 30 Nisan 2014'e kadar kesilen cezaların olan borçlarının cezaya giren tutarları, enflasyona endekslenerek yapılandırılacak.

Borca ilişkin bütün gecikme faizi ve zamları silinecek, ceza ve vergilerin ana paraları da 18 taksitte ödenebilecek.


Ayrıca 120 liraya kadar olan sigara içme cezaları ve bazı vergilerden kaynaklı 100 liraya kadar olan cezalar da silinecek.

31 Mayıs 2014 Cumartesi

L'Ambiance Resort Bodrum Muğla / Bodrum / Gümbet

   Lambiance Resort Hotel Bodrum otelleri denilince ilk akla gelen bembeyaz binalara, binalardan sarkan sarmaşıklara ve masmavi deniz manzarasına sahip dört yıldızlı bir tesistir. Hem rahatınıza, keyfinize hem de bütçenize hitap edenLambiance Resort Hotel, Bodrum`un Gümbet mevkinde, havaalanına 35 km uzaklıkta, denize 400 metre mesafededir. 

 
    162 oda kapasitesiyle Bodrum otelleri arasında kaliteli standartlarıyla hizmet veren Lambiance Resort
Hotel, tarihi Myndos Kapısı`yla yan yanadır ve eşsiz tarihi güzelliklere tanıklık etmektedir. Konforunuz ve rahatınız için düzenlenmiş tüm odalarında balkon, banyo - duş, kasa, merkezi klima, minibar, müzik, saç kurutma makinesi, split klima, telefon ve televizyon bulunmaktadır.

        Bodrum merkeze sadece 2 km uzaklıkta olan Lambiance Resort Hotel, ulaşım sıkıntısı yaşamadan tüm beldeyi gezebileceğiniz merkezi bir konumdadır. Yemyeşil doğanın içinde, huzurlu ve keyifli bir tatil için ideal olan tesisin özel plajında deniz ve güneşin tadını çıkarabileceğiniz gibi, Türk hamamı ve havuzunda yılın yorgunluğundan ve stresinden arınacaksınız. Aileniz ve sevdiklerinizle birlikte keyifli bir tatil için Lambiance Resort Hotel doğru seçim.



Konsept : Herşey Dahil

Sabah Kahvaltısı :07:00 :09:30 Arası Açık Büfe
Geç Kahvaltı : 09:30 -10:30 Arası Açık Büfe
Öğle Yemeği :12.00- 14:00 Arası Açık Büfe
5 çayı 16:30 - 17.30 Arası Açık Büfe( Kuru Pasta Ve kekle)
Akşam Yemeği 19:00 -21:30 Arası Açık Büfe

Herşey Dahil Konseptin de Yerli Alkollü Alkolsüz İçecekler Sabah Saat 10:00 Gece Saat 24:00 Arası Ücretsizdir
Tesis te Taze Sıkma Meyve Suları Extradır

Fiorita Beach Otel Muğla / Bodrum / Turgutreis

Bodrum'da, Turgutreis sahilinde kurulmuş olan Fiorita Beach Hotel'de özel plaj alanı ve açık yüzme havuzu mevcuttur. Otantik bir Bodrum evinin karakteristik özelliklerini yansıtan bu otel begonvillerle bezeli bir bahçeye sahiptir. Otelin tüm alanlarında ücretsiz Wi-Fi erişimi sağlanmaktadır.

Hotel Fiorita Beach'in odalarında uydu TV, klima ve balkon bulunmaktadır. Özel banyolarda duş, saç kurutma makinesi ve ücretsiz banyo malzemeleri vardır. Minibar gibi ek özellikler de sağlanmıştır.

Açık büfe restoranda tüm öğünler servis edilir. Serinletici içecekler ve hafif yemekler için plajda ve havuz kenarındaki barı veya atıştırmalık büfesini de deneyebilirsiniz. Kafeler, barlar ve restoranlarla dolu canlı bir bölgede yer alan bu tesiste dışarı çıkabilir ve bölgenin atmosferini keşfedebilirsiniz.

Bodrum şehir merkezi tesise 20 km uzaklıktadır. Bodrum Milas Havaalanı 53 km mesafededir ve ek ücret karşılığında havaalanı servisi ayarlanmaktadır.



Oda Kahvaltı:

Sabah Kahvaltısı :07:00 :09:30 Arası Açık Büfe

Tüm İçecekler Extradır

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Dolar yine yükselişe geçti

Dolar son bir haftanın en yüksek seviyesini gördü serbest piyasada dolar 2.11'e kadar yükseldi.

Dün güne 2.09'un altında başlayan dolar 2.1072'ye kadar yükselerek, bir haftanın en yüksek seviyesini test etti. Dün günü 2.10'un hemen üzerinde tamamlayan dolar bu sabah serbest piyasada 2,1010 liradan güne başladı. Açılışın ardından 2,1120 liraya kadar yükselen dolar sonra 2,1109'dan alıcı buluyor.

Kapalıçarşı'da euro ise 2,8630 lira oldu

Büyük deprem ne kadar yakın?

Son günlerde depremler neden arttı?

Gökçeada yakınlarındaki 7,2'lik büyük depremin ardından depremlerin ardı arkası bir türlü kesilmiyor. Dün akşam Kars, Çanakkale ve Erzurum'da bir deprem meydana geldi. Dün sabaha karşı gelen depremlerin ardından halk büyük bir paniğe kapıldı.

Büyük deprem olacakmı? Evet son günlerde bütün herkesin aklında bu soru var. İstanbul'da yıllardır beklenen büyük deprem bu yaz olacakmı? Saros açıklarında meydana gelen 7,2'lik depremin ardından başlayan artçı depremler bir türlü son bulmuyor.



24 Mayıs'ta Türkiye'nin birçok ilinde hissedilen Gökçeada merkezli depremden sonra dün akşam Saros Körfezi, Erzurum ve Kars da deprem oldu. Saros Körfezi'nde Richter ölçeğine göre 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Erzurum ve Kars'ta da gece boyunca sarsıntı kaydedildi. Sabaha karşı olan depremlerden dolayı bölge halkı rahatsız ve tedirgin. Ege Denizi'nde hergün artçı depremler meydana geliyor ve bölge halkı depremlerden dolayı korku içinde.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre, saat 06.59′da merkez üssü Saros Körfezi olan 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Çanakkale şehir merkezi ve bazı ilçelerinde hafif şekilde hissedildi. Yerin 13.3 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin ardından 2.2 ile 2.1 büyüklüğünde iki deprem daha meydana geldi.

ÇANAKKALE - KARS - ERZURUM SALLANDI!

Merkez üssü Eceabat açıkları olan ve saat 06.59'da 4,1 büyüklüğünde meydana gelen deprem nerelerde hissedildi. Çanakkale'de deprem - son dakika!Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi açıklarındaki Saros Körfezi'nde Richter ölçeğine göre 4.5, Kars'ın Selim İlçesi yakınlarında ise 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre, saat 06.59'da merkez üssü Saros Körfezi olan 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin 13.3 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin ardından 2.2 ile 2.1 büyüklüğünde iki deprem daha kaydedildi. Deprem, Çanakkale şehir merkezi ve bazı ilçelerinde hafif hissedildi.Saat 03.03'te merkez üssü Erzurum Şenkaya olan 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanlığı verilerine göre, saat 03.03'te merkez üssü Erzurum'un Şenkaya ilçesi olan yerin 5.16 kilometre derinliğinde 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, saat 03.03'te meydana gelen depremin merkez üssünü Kars'ın Selim ilçesine bağlı Başköy, büyüklüğünü ise 4.2 olarak açıkladı.Kars'ın Selim İlçesi yakınlarında ise 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Saat 03.03'te ise, merkez üssü Kars'ın Selim İlçesi'ne bağlı Başköy olan Richter ölçeğine göre 4.2 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Yerin 8.3 kilometre derinliğindeki deprem hasara yol açmadı. Yerin 13.3 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin ardından 2.2 ile 2.1 büyüklüğünde iki deprem daha meydana geldi.

Deprem, Çanakkale şehir merkezi ve bazı ilçelerinde hafif şekilde hissedildi.

KARS DA SALLANDI

Saat 03.03’te ise merkez üssü Kars’ın Selim İlçesi’ne bağlı Başköy olan Richter ölçeğine göre 4.2 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Yerin 8.3 kilometre derinliğindeki deprem hasara yol açmadı.

ERZURUM DA AYNI SAATLERDE SALLANDI

Erzurum’un Şenkaya ilçesinde de saat 03:03′te Richter ölçeğine göre, 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

27 Mayıs 2014 Salı

Erdoğan kurmaylarına kızdı köpürdü: "Tembel tembel oturmayın."

AK Parti'nin anketinde Erdoğan'a büyük şok

Soma faciasının ardından AKP’nin yaptığı anketler, hükümetin oylarının düştüğünü gösterdi. Köşk seçimi yapılan ankette de Gül’ün önde olması Erdoğan’ı çok kızdırdı. Kurmaylarına 'tembel tembel oturmayın' dedi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından yenilenmesine karar verilen Yalova ve Ağrı seçimlerine kısa bir süre kala Ankara’da tansiyon yükseldi.

 Başbakan Erdoğan’ın masasında iki ille ilgili seçim anketleri bulunuyor. Anketlerde, AKP’nin oylarının iki ilde de düşük çıktığı öğrenildi. Bu nedenle Başbakan Erdoğan’ın, kurmaylarını fırçaladığı ve “Ankara’da tembel tembel oturmayın” diyerek parti yöneticilerini fırçaladığı bildirildi.

Türkiye, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi açıdan kritik bir haftaya girdi. 1 Haziran’da iki ilde yenilecek olan seçimler Cumhurbaşkanlığı seçimleri için de gösterge olacak. Bu nedenle Başbakan Erdoğan, Ağrı ile Yalova’da yapılacak seçimlere büyük önem veriyor.

Taraf gazetesinden Hüseyin Özay'nın haberine göre; Soma’da yaşanan facianın ardından çeşitli anketler yapıldı. Bu anketlerle Cumhurbaşkanlığı ve iki ildeki seçim eğilimleri ölçülmeye çalışıldı. AKP yöneticilerinden edinilen bilgiye göre, Soma faciasının ardından oylarda belirli oranda bir düşüş yaşandığı görüldü. Hatta seçim yapılacak iki ilde de, AKP’nin oylarının 30 Mart’ın da altına düştüğü tespit edildi. Bunun üzerine, Başbakan Erdoğan yakın kurmaylarını iki ile gitmelerini istedi. Hatta kulislerde, Başbakan Erdoğan’ın kurmaylarını Ankara’da oturduğu için fırçaladığı “Tembel tembel Ankara’da oturmayın. O iki ili de istiyorum” dediği konuşuluyor. Erdoğan, hafta sonu Yalova’da miting yaparak, partisine oy istemişti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de, seçimi yenilenecek illerde çalışmalar yürütüyor.

YERKEL “GÖREVDEN ALINDI” İDDİASI
Öte yandan yine, Soma faciasının siyasi sonuçlarını araştıran AKP, faciadan çok Başbakanlık Özel Kalem Müdür Yardımcısı Yusuf Yerkel’in, bir madenciye tekme atmasının toplum üzerinde büyük bir tepkiye yol açtığını belirledi. Bunun üzerine, Yerkel’in Başbakanlık makamından uzaklaştırıldığına yönelik haberler basına servis edildi. Ancak Başbakanlık’ın resmi sitesinde Yusuf Yerkel’in ismi halen özel kalem müdür yardımcısı olarak geçiyor. Bu durum kafaları karıştırdı.

GÜL ÖNDE
Öte yandan AKP içinde, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin yapılan bir anket de konuşuluyor. Kısa bir süre önce AKP, isim belirtmeden, “Cumhurbaşkanlığı’na kim aday olsun” sorusu yöneltildi. Anket, büyükşehirlerde yapıldı. Ankette, yüzde 25 Cumhurbaşkanı Gül, yüzde 24 Başbakan Erdoğan, yüzde 18 Meral Akşener, yüzde 17’de Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç çıktı. Bu durum parti yönetiminde de rahatsızlığa yol açtı.

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Kemer'e farklı açıdan bak.

Sizde tatil için Kemeri seçtiyseniz:

 Popüler müzikleri Kemer ve çevresindeki bir çok eğlence yerleri, gece klüpleri, disco, bar ve cafelerde dinleme imkanına sahipsiniz. Buralarda bir yandan müzik dinlerken diğer yandan Türk ve dünya mutfağının lezzetli yemeklerinden tadabilirsiniz.

Özellikle havaların ısındığı yaz aylarında içini kaynatan ortamları ile kışa Kemerde bomba gibi hazırlanabilirsiniz.Moral ve Enerji dolu geceler sizleri tatil mekanları Kemerde bekliyor.

Rus kızları bize Türkçe öğretecek!

Rus arama motoru Yandex, Türkiye'ye özel yerel çalışmalarına yazım hatalarını da ekledi.

 Yandex, Türkiye'de arama sorgularında en sık tekrarlanan yazım hatalarını açıkladı. Yandex üzerinde yapılan milyonlarca sorgu arasında binlerce yazım hatası da yapılıyor.

Yandex, kullanıcıların en sık yaptıkları hataları özel bir sayfada toplayıp, okulların açıldığı bugün yayınladı. dilbilgisi.yandex.com.tr adresindeki özel sayfada, birçok kişi için artık alışkanlık haline gelmiş yazım hataları incelenebiliyor ve sosyal medya sitelerinde paylaşılabiliyor.

Özellikle Türkiyede yerleşik olarak bulunan binlerce rus kızı ise bu özellik sayesinde türkçelerini ilerletecek belkide bizden iyi türkçe konuşup bize öğretmeye kalkacaklar.

Nisan ayında turist kızların sayısı arttı.

Nisan ayında Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,20’lik artışla, 2 milyon 652 bin 71 kişiye ulaştı.

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, nisan ayına ilişkin turizm istatistiklerini Twitter sayfasından paylaştı. Çelik’in yayınladığı verilere göre yabancı turist sayısında nisan ayında yüzde 8,20’lik artış yaşanırken, Türkiye’ye en çok turist gönderen ülke sıralamasında Almanya yine başı çekti. Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Almanya yüzde 15,90 ile 1'inci, Rusya yüzde 8,14 ile 2'nci, İngiltere yüzde 5,60 ile 3’üncü sırada yer aldı.

En çok ziyaretçi alan şehir sıralamasında da İstanbul ilk sırada yer almaya devam etti. Nisan ayında İstanbul’a gelen ziyaretçi sayısı 1 milyon 15 bin olarak gerçekleşirken, Antalya 769 bin, Edirne 233 bin ziyaretçi sayısı ile ilk üçte yer aldı.

Havaların ısınması ile Kızlı Erkekli turist grupları tatil yörelerine akın etmeye başladı.


25 Mayıs 2014 Pazar

Nuri Bilge Ceylan kimdir?

Nuri Bilge Ceylan kim? Nuri Bilge Ceylan "Kış Uykusu" adlı filmi ile 67. Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülünü kazandı. Peki Nuri Bilge Ceylan kimdir? Nuri Bilge Ceylan'ın aldığı ödüller, filmleri ve hayatı.

Nuri Bilge Ceylan kim? Nuri Bilge Ceylan "Kış Uykusu" adlı filmi ile 67. Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülünü kazandı. Peki Nuri Bilge Ceylan kimdir? Nuri Bilge Ceylan'ın aldığı ödüller, filmleri ve hayatı.

Nuri Bilge Ceylan, "Ödülümü son bir yılda hayatını kaybeden Türk gençlerine adıyorum" dedi. Ceylan, "Bu sene Türk sinemasının 100. yıldönümü. İnanılmaz güzel bir tesadüf. Thierry Fremaux, Gilles Jacob ve Jane Chanpion’a çok teşekkür ediyorum. Bu ödülü son bir yıl boyunca hayatını kaybeden tüm Türk gençlerine hediye ediyorum" diye konuştu.

Türk sinemasının Cannes tescilli, bol ödüllü yönetmeni Nuri Bilge Ceylan'ın Bir Zamanlar Anadolu'da filminden sonra hayata geçirdiği son filmi olan Kış Uykusu yine yüzünü taşraya dönen bir yapım. Filmin başrolünde Haluk Bilginer yer alırken, kadroda kendisine Demet Akbağ, Melisa Sözen, Ayberk Pekcan, Serhat Mustafa Kılıç, Tamer Levent, Nejat İşler ve Nadir Sarıbacak eşlik ediyor.

NURİ BİLGE CEYLAN KİMDİR?

Nuri Bilge Ceylan, Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra Mimar Sinan Üniversitesi’nde iki yıl sinema eğitimi gördü. 1980'lerde kimi portföyleri Gergedan gibi dönemin nitelikli kültür ve sanat dergilerinde yayınlanan Nuri Bilge Ceylan, yaptığı dört filmin de, yönetmenliğini, senaryo yazarlığını ve yapımcılığını üstlendi. Sinemaya Koza adlı kısa filmiyle adımını atan Nuri Bilge Ceylan bu filmiyle, Cannes Film Festivali'nin ilgili bölümüne katılma başarısını gösterdi.

Nuri Bilge Ceylan 1997'de ilk uzun metrajlı filmi olan ve başta Berlin Film Festivali olarak pek çok dünya festivalinde gösterilen üç bölümlü, otobiyografik ve pastoral Kasaba filmini, 1999 yılında da bir meta-film olan ve ilk iki filmdeki otobiyografik izleği sürdüren ve büyük başarı kazanan Mayıs Sıkıntısı'nı çekti. Film, Berlin Film Festivali'nin yarışmalı bölümünde gösterilmişti.

56. Cannes Film Festivali’nde yarışan ve favori filmler arasında gösterilen Nuri Bilge Ceylan’ın 2002 yapımlı dram filmi Uzak, Altın Palmiye’den sonra festivalin ikinci önemli ödülü olan ‘Büyük Jüri Ödülü’nü (‘Grand Prix’) aldı. Filmde yalnız ve yabancılaşmış iki kuzeni oynayan filmin başrol oyuncuları Muzaffer Özdemir ve film tamamlandıktan hemen sonra bir trafik kazasında ölen Mehmet Emin Toprak da ‘En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü paylaşarak Türk sinema tarihinin en parlak başarılarından birine imza attılar.

Nuri Bilge Ceylan'ın dördüncü uzun metrajlı filmi olan İklimler, 2006 Cannes Film Festivali'nin yarışma bölümüne kabul edildi. Ceylan'ın o güne kadar çektiği en büyük bütçeli eser olan film, dijital görüntü teknolojisiyle kotarıldı ve görüntü yönetmenliğini Ceylan'ın kendisinin üstlenmediği ilk filmi olma özelliğini kazandı. Filmin bir diğer önemli özelliği ise, Nuri Bilge Ceylan'ın bu kez kamera önüne de geçerek, eşi Ebru Ceylan'la başrolleri paylaşmış olmasıdır.

Nuri Bilge Ceylan 2008 Cannes Film Festivali'nde küçük zaafların büyük yalanları doğurmasıyla parçalanan bir ailenin, gerçeklerin üzerini örterek bir arada kalma çabasını anlatan Üç Maymun filmiyle "En İyi Yönetmen Ödülü"nü aldı. Ödülü aldıktan sonra yaptığı teşekkür konuşmasında "Bu ödülü birisine adamak istiyorum: Tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme..." dedi. 64.Cannes Film Festivalinde Bir Zamanlar Anadolu'da filmiyle Büyük jüri ödülüne layık görüldü.

24 Mayıs 2014 Cumartesi

DİKKAT bu ülkede yasal ...?


23 Mayıs 2014 Cuma

Yolda bulduğu altınları polise verdi.

Temizlik işçisi Abuzer Çelik, yolu süpürürken bulduğu 1,5 kilogram altın yüzüğü polise teslim etti.

Belediyede hizmet alımıyla temizlik işçisi olarak çalışan Çelik, kuyumcuların bulunduğu Harıkçı Caddesi'nde yolu süpürürken yerde çanta buldu. Çelik,   altın yüzük dolu çantayı, bölgede görevlipolis memurlarına verdi.

Polis ekipleri, yaklaşık 120 bin lira değerindeki altın yüzükleri, sahibine ulaştırması için Adıyaman Sarraflar ve Kuyumcular Derneği Başkanı Mehmet Ali Yaylagül'e teslim etti.

Çelik, gazetecilere, "Sahibini bilmediğim için altınları polis memuruna verdim. Haram mal olduğu için teslim ettim, haram yemem. 6 çocuğum var, zengin bir insan da değilim, haram mal olduğu için teslim ettim" dedi.

Dernek başkanı Yaylagül de altınları, şehir dışından gelen firma yetkililerinin düşürdüğünü belirterek, "Memleketimizin tabiriyle helal mal, helal kişiye denk geldi gerçekten. Ben bu amcamıza teşekkür ediyoruz. Altınların sahibi firma yetkilileri, altınları bulduğu için bu kardeşimize iki yüzük hediye etmemi istedi. Ben de kendisine ve eşine iki yüzük hediye ediyorum. Amcamız, insanlık görevini yaptı. İnsani davranışta bulundu" diye konuştu.

Yaylagül, daha sonra altınların sahibi olan firma adına Çelik'e 2 altın yüzük hediye etti.

Bu arada, Adıyaman Belediyesi'ne hizmet alımıyla temizlik işçisi sağlayan şirketin, örnek davranışından dolayı Çelik'i 3 gün izinle ödüllendirdiği öğrenildi.

Emlak vergisini %15 az ödemenin yöntemi ne?

Emlak Vergisi'nin ilk taksidinin ödenme tarihinde sona doğru yaklaşılırken birçok ev sahibi katlanan vergi tutarından şikâyetçi. 

Emlak Vergisi iki ayrı değer göz önüne alınarak hesaplanıyor. Bunlardan ilki 4 yılda bir belirlenen arsa metrekare birim fiyatları. Bu değer 2014'te yeniden belirlendi ve birçok şehir ve ilçede yüzde 300'leri bulan artışlar nedeniyle mahkemelere taşınmaya başlandı. Takdir komisyonları tarafından belirlenen arsa bedelleri bu yıl mahkemeye götürülebiliyor. Çünkü önceki yıllarda komisyon kararlarına itiraz edilemiyordu. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bulunca iptal etti. Böylece vatandaşların Emlak Vergisi'nin bir ayağına ilişkin mahkemeyolu açıldı.

Diğer ayak ise bina inşaat maliyeti. Bu maliyetleri Maliye Bakanlığı her yıl yenidenyayımlıyor. İşte yüksek belirlenen arsa bedelinden daha fazla ödenecek vergiyi deetkileyen ve gözden kaçan uygulama da burada başlıyor.

Belediyeler Maliye'nin cetveline göre binaların metrekaresini çarpıp verginin diğer ayağını belirliyor. Fakat belirlenecek maliyet 5 ayrı sınıfta toplanıyor. Lüks, 1, 2, 3 ve basit sınıf olarak. Belediyeler bu sınıfları şimdi ya müteahhitlerin bayanına göre ya da kendisi belirliyor. Vergiyifazla almak için de birim fiyatı fazla olan sınıfı seçiyor. Oysa belediyelerin belki de işine gelmediği için uygulamadığı ve binanın hangi sınıfta olduğunu düzenleyen yasal düzenlemelermevcut.

İlk olarak 1972 yılında çıkarılan Emlak Vergisi'ne Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzük konuya el atmış. Bu tüzükte binalar 5 sınıfa ayrılarak bu sınıfların nasıl belirleneceği Maliye Bakanlığı'na bırakılıyor. Bakanlık da 15 Aralık 1983'te hangi yapınınlüks hangisinin birinci hangisinin ikinci sınıf olacağını belirlemiş. Örneğin binanın lüks sayılması için dış cephesi, mermer, çini ve bakır kaplamalı olmalı. 2'den fazla odası gizli ışıklandırmalı, 2'den fazla odası ısı ve ses yalıtımlı gibi birçok özelliği olmalı.

YARIDAN FAZLA ÖZELLİĞİ İÇERMELİ

14 seri No'lu tebliğde de Maliye Bakanlığı yukarıdaki 2 yasal düzenlemeye dikkat çekerek binainşaat maliyetinin belirlenmesinde bakanlığın 15 Aralık 1983'te yayımladığı cetvele göre belirlenmesi gerektiğini belirterek bu konudaki şüphelere de yer bırakmıyor. Aynı tebliğde bir sınıfın yarısından fazla özelliği bünyesinde barındıran binanın o sınıfa gireceği ifade edilerek bir sınıfın özelliklerinden yarısından bir az özelliği taşıyan binanın bir alt sınıfta değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu ise verginin yüzde 15'e kadar düşmesini sağlayabiliyor.

Sensör 'ölüm' dedi, patron 'kömür' dedi!

Facianın 8 gün öncesinden bağıra bağıra geldiği belgelendi.


Soma’da 301 madencinin şehit olduğu facianın göz göre geldiği, madende bin 400 metre derinliğe inerek incelemede bulunan ilk bilirkişi raporuyla ortaya konuldu. STAR’ın ulaştığı bilirkişi raporunda, madendeki yangın izleriyle tespit edildi. Kömür yanması soncu insan sağlığına zararlı karbonmonoksitin açığa çıktığı anlatılan raporda, karbonmonoksit ve karbondioksitin de 48 adet sensörle kontrol edildiği belirtilerek, 8 Mayıs’dan itibaren  karbonmonoksit oranını ölçen H3 panosundaki 490 numaralı sensörde, olay günü 13 Mayıs’a kadar  yükselişin tespit edildiği kayda geçirildi. Raporda, 50 PPM üzerinde karbonmonoksit bulunan ortamlarda çalışılamayacağı vurgulanarak, 470 nolu sensörde bu oranın 500  PPM’nin üzerinde çıktığı anlatıldı.

Kablolar bir bir yanmış

Bin metrede U2 elektrik trafosunun elektrik bilirkişisi Prof. Dr. Eyüp Akpınar tarafından detaylı incelemesinin yapıldığı; daha derine gidildikçe yangının ilk belirtisi olan taşıma bandının komple yandığı, yanmaya bağlı taşlarda siyahlıkların olduğu, tahta tahkimatların yanması üzerine taşların yer yer tabana düştüğü tespit edildi. Raporda taşıma bandının en son yandığı kısma kadar elektrik kablolarının dış yüzeylerinin de içerisindeki bakır kablo görünecek şekilde yandığı, ileri gidildikçe sürekli devam ettiği kaydedildi. “İlerilere gidildikçe kısım kısım göçüklerin bulunduğu, madenin üst ve yanlarında bulunan tahta tahkimatların yanık olduğu” ifadelerine yer verildi.

Mart ayından beri yanıyor

Raporda, madende yangının Mart ayında başladığı ve kül takviyesi yapıldığı belirtilerek şöyle denildi: “Nezaretçi defterinin 10/01/2014, 25/01/2014, 09/02/2014, 24/02/2014, 10/03/2014, 25/03/2014, 09/04/2014, 24/04/2014 ve 09/05/2014 tarihlerinde işlendiği, yazılan hususlar içerisinde sadece 24/02/2014 tarihinde H panosu yarı mekanize ayaktaki karbonmonoksit artışı nedeniyle ayağın barajlandığı ve kül verme işlemine başlandığı, 10/03/2014 tarihinde kül verme işleminin devam ettiği, 09/05/2014 tarihinde de tekrar açılmak üzere H panosunun temizlenmeye başlandığı notu dışında havalandırma ve ocak gazlarına ilişkin herhangi bir uyarıya yer verilmediği anlaşılmaktadır.“

50 PPM üzerinde işçi çalışamaz

Raporda, 50 PPM üzerinde karbonmonoksit bulunan ortamlarda çalışılamayacağı vurgulanarak, bu oranın 500  PPM’nin üzerinde çıktığı anlatıldı. Raporda, “Maden işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğine göre yüzde 19 oksijen değeri altında maksimum %0,5 karbondioksit ve maksimum 50 PPM üzerinde karbonmonoksit bulunan ortamlarda çalışılamaz” denildi

10 kat fazla zehir

RAPORDAN:  “Bu parametrelerin izlenmesi ile kömürün kendiliğinden yanmasının tespit ve takip edilmesi mümkündür. Bu amaçla yeraltı maden işletmeleri adı geçen gazların ölçülmesi için sensörler ile donatılmalıdır. Olayın meydana geldiği madende, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen resmi belgelerde yapılan incelemelerde, 19 adet karbonmonoksit (CO) , 1 adet karbondioksit (CO2), 19 adet metan (CH4) ve 9 adet oksijen (O2) olmak üzere toplam 48 adet uzaktan algılama sensörleri ocağın değişik bölgelerine konuşlandırılmıştır.



Bütün sensörler alarm vermiş

 Kömürün kendiliğinden yanmasını belirleyen karbonmonoksit gazı tarafımıza iletilen veriler üzerinde yapılan 2014 yılı Mart ayından, kazanın meydana geldiği 13/05/2014 tarihine kadar incelemelerde, özellikle S panosu S3 klasik ayak hava çıkışında bulunan sensörde (470 numaralı sensör) madenlerde izin verilen azami konsantrasyon olan 50 PPM’in üzerinde çok sayıda ölçüm kaydı olduğu tespit edilmiştir. (ölçüm cihazı 500 PPM’in üzerinde göstermektedir.) Yüksek içerikli karbonmonoksit kömürünün kendiliğinden yanmasının en önemli göstergesidir. Aynı durumu H panosu H3 yarı mekanize hava çıkışında bulunan sensörde (490 numaralı sensör) de 08/05/2014 ile 13/05/2014 tarihleri arasında görülmektedir. Benzer durumlar aynı tarih aralıklarında 536 numaralı sensör ile, anayol 140 ayak hava çıkış sensöründe (415 numaralı sensör) de tespit edilmiştir.”

ŞİRKETİN TARTIŞILAN YETKİ BELGESİ

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’de patronların, şirketin işleriyle ilgili tüm sorumluluğu Genel Müdür Ramazan Doğru’ya devredildiğine ilişkin belgede iş sağlığı ve güvenliği açısından her türlü sorumluluğun Ramazan Doğru’da olduğu, Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın ise resmi dairelerden bankalara kadar diğer işlemlerden sorumlu olduğu kaydediliyor. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan savcılık ifadesinde, şirketin işleriyle ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek tüm yetkinin Genel Müdür Ramazan Doğru’ya devredildiğine ilişkin belge sunmuştu. Ramazan Doğru ise belgenin sahte olduğunu ve belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştu. 19 Mayıs’ta dosyaya giren iki belgeden biri, şirketin 24 Aralık 2013 tarihli Yönetim Kurulu Kararı. Diğer belge ise bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderildiğine ilişkin yazı. İlk belgede, yönetim kurulu üyelerinin şirket merkezinde toplanarak, Yönetim Kurulu Başkanlığına Can Gürkan, Yönetim Kurulu üyeliğine ise Mustafa Yiğit ve Ramazan Doğru’nun getirildiği, Finans Grup Başkanlığına ise Ayşegül Şenes’in getirildiği belirtiliyor.



Star Gazete

22 Mayıs 2014 Perşembe

Selfie'nin türkçe karşılığı "özçekim"

Türk Dil Kurumu (TDK), vatandaşlardan gelen önerileri değerlendirerek, "kendi fotoğrafını çekmek" anlamına gelen "selfie"ye Türkçe karşılık olarak "özçekim"i seçti.

TDK Bilim Kurulu bugünkü toplantısında "selfie" sözcüğünün Türkçe karşılığını "özçekim" olarak belirledi. Yabancı sözlere karşılıklar bulma çalışmalarına geniş katılımı sağlamak ve konuya katkısı olabilecek herkesin görüşlerini alabilmek amacıyla yapılan çalışma sonucunda TDK, "selfie"ye en çok önerilen "özçekim", "kendiçekim", "görçek", "kendinçek" ve "bakçek" sözcüklerini yine vatandaşa sorarak seçmişti.


Yaklaşık 1 ay önce başlatılan çalışma kapsamında önerileri alan TDK, Facebook sayfasından, telefon ve mail yoluyla kendilerine ulaşan görüşleri geçen hafta son olarak 5'e kadar indirmiş ve yine son kararı halka bırakmıştı.


Bu çerçevede bugün toplanan TDK Bilim Kurulu, 5 karşılıktan en fazla önerilen "özçekim"i "selfie"ye karşılık olarak kabul etti.


Toplantının sonunda Kurul, Başkan Prof. Dr. Mustafa Kaçalin'in de yer aldığı bir "özçekim"le sosyal medyadan da kararı paylaştı. Fotoğrafı ve kararı kısa sürede çok sayıda kişi beğenirken, olumlu ve olumsuz yorumlar da yapıldı.

Okul arkadaşı liseli kızla mağarada ilişkiye girdi.

Antalya'da lise öğrencisi E.D.M. ile cinsel ilişkiye giren sınıf arkadaşı A.A. ile bu ilişkiyi gizlice kaydedip, kıza şantaj yaptıkları iddia edilen aynı okuldan 1’i kız 3 lise öğrencisi hakkında, dava açıldı.

Savcılık, A.A. hakkında 30 yıla, C.L. hakkında 10 yıla, E.E. için 6 yıla, T.B.E. için de 3 yıla kadar hapis cezası istedi. Davanın görülmesine önümüzdeki günlerde Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

KAMERAYA KAYDETTİ

Olay 23 Ağustos 2012 tarihinde meydana geldi. O tarihte 14 yaşında olan lise öğrencisi A.A., aynı yaştaki kız arkadaşı E.D.M.’yi, arkadaşı 15 yaşındaki C.L.’nin evine götürdü. İddiaya göre kız arkadaşına tuzak kuran A.A., C.L.’den cinsel ilişkiye girerken kendilerini görüntülemesini istedi. A.A., genç kızla C.L.’nin odasında ilişkiye girdi, C.L. ise kapı aralığından cep telefonuyla ilişkiyi kameraya kaydetti.

MAĞARADA İLİŞKİYE GİRDİ

A.A., bir süre sonra cinsel ilişki görüntüleriyle genç kıza şantaj yaptı. E.D.M.’den şantajla 180 TL, kaykay ve tenis raketi alan A.A., ayrıca görüntülerden kurtulması karşılığında kıza tekrar ilişki teklif etti. Görüntülerin yayılmasından korkan E.D.M., A.A. ile Atatürk Parkı’ndaki bir mağarada bir kez daha ilişkiye girdi.

BİR KİŞİ DAHA ÖĞRENDİ

Bu sırada ikilinin internette cinsel ilişkiye dair yazışmalarını ele geçiren E.D.M.’nin okul arkadaşı 14 yaşındaki E.E. adlı kız öğrenci ile görüntülerden haberdar olan aynı okuldaki 14 yaşındaki T.B.E. de bir süre sonra E.D.M.’ye şantaj yapmaya başladı.

E.D.M.’yi telefonla arayan E.E., 50 TL istedi ve parayı vermemesi halinde konuşmaları internette yayacağını söyledi. Para ve kaykay isteyen T.B.E. ise genç kızı görüntüleri internette yayınlamakla tehdit etti.

BİLEKLERİNİ KESTİ

Yaşadığı olaylardan ve her geçen gün artan şantajlardan bunalan E.D.M. ise bileklerini keserek intihara teşebbüs etti. Acil olarak hastaneye götürülen E.D.M., ailesinin desteğiyle gittiği psikoloğa başından geçenleri anlattı. Psikoloğunun desteğiyle olayları ailesine de anlatmasının ardından aile, kızlarına iğrenç tuzağı kurup şantaj yapan okul arkadaşlarından şikayetçi oldu.

Başlatılan soruşturma kapsamında kızla ilişkiye giren A.A. tutuklandı. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan incelemede, maruz kaldığı cinsel istismar nedeniyle E.D.M.’nin ruh sağlığının bozulduğu belirlendi.

30 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENDİ

Soruşturmayı kısa süre önce tamamlayan Cumhuriyet Savcısı Gündoğan Öztürk, 4 lise öğrencisi hakkında dava açtı. Savcılık, A.A. hakkında 'çocuğa nitelikli cinsel istismarda bulunmak', 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak' ve 'şantaj' suçlarından 30 yıla kadar hapis cezası istedi. Diğer sanık C.L. hakkında 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak’ ve ’özel hayatın gizliliğini ihlal etmek’ suçlarından 10 yıla kadar, E.E. için 'şantaj' ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal etmek' suçlarından 6 yıla kadar, T.B.E. için de 'şantaj' suçundan 3 yıla kadar hapis cezası istendi.

Davanın görülmesine önümüzdeki günlerde Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

Servis şöförü liseli kıza tecavüz etti.

Ordu’nun Fatsa İlçesi’nde 33 yaşındaki servis şoförü F.Ç., 15 yaşındaki lise öğrencisi E.P.’ye tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklandı.

F.Ç'nin bir yıl önce de bazı kız öğrencilere cinsel içerikli mesajlar attığı gerekçesiyle gözaltına alındığı ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı öğrenildi...

Fatsa İlçesi’nde öğrenci servis şoförlüğü yapan evli ve 2 çocuk babası F.Ç.’nin serviste taşıdığı lise1’nci sınıf öğrencisi E.P.’ye tecavüz ettiği iddia edildi. Kız öğrencinin başından geçen olayı ailesine anlatması üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Jandarma tarafından yakalanarak gözaltına alınan

F.Ç. dün çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak Ünyecezaevi’ne gönderildi.
İddiaya göre F.Ç.’nin geçen yıl da serviste taşıdığı bazı kız öğrencilere cinsel içerikli mesajlar attığı, yapılan suç duyurusu üzerine gözaltına alınıp, çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı belirtildi.

DEĞERLENDİRMESİNİ YAPACAĞIZ
Ordu Valisi Kenan Çiftçi, tecavüz iddiasıyla ilgili olayda şüphelinin tutuklandığını belirterek, "Dava süreci, adli süreç devam ediyor. O kişi tutuklandı. Bize düşen idari yönden arkadaşlarımızla değerlendiriyoruz. Bundan sonra neler yapılabilir, bunun değerlendirmesini arkadaşlarımızla yapacağız" dedi.

Popüler Yayınlar