Search This Blog

film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2013 Çarşamba

Vaaav Bradd Pitten daha yakışıklıymış



’LAL Gece’ adlı filmle uzun bir aradan sonra yeniden sinemaya dönen İlyas Salman, Antalya ’da katıldığı filminin söyleşisinde Brad Pitt’ten daha yakışıklı olduğunu belirterek, "Brad Pitt beni görseydi dünyayı terk ederdi" dedi. Söyleşide yönetmen Reis Çelik’in İlyas Salman’ı "Müzede buldum’ sözlerine ise Salman, "Ben hiçbir zaman müzelik olmadım" diye cevap verdi.

Antalya’da 49’uncusu düzenlenen Uluslararası Altın Portakal Film Festivali’ne katılan Türk sinemasının ünlü isimi İlyas Salman, başrolünü oynadığı ’Lal Gece’ filmini Antalya Kültür Merkezi Aspendos Salonu’nda seyircilerle birlikte izledikten sonra filmin yönetmeni Reis Çelik ile birlikte söyleşiye katıldı.

Moderatörlüğünü Emine Uçar İlbuğa’nın yaptığı söyleşide filmin yönetmeni Reis Çelik, "Özellikle bu ülkede yerini bulamadığımız, değerini bilemediğimiz, ezdiğimiz kadınlara teşekkür ediyorum" dedi. Toplumda kadınların hep ezildiğine vurgu yapan Çelik, "Bu filmi yapma derdimiz de buradan çıktı, erkekler olarak o kadar çok ayıbımız çoğaldı ki, sokaklarda yüzümü kapatıyor oldum. Hiçbir cins dişiliği ya da erkekliğinden dolayı birbirinden utanmaz. Ama birbirimize haksızlık ediyor, kadını iteliyorsak bugünkü çağdaş dünyada, sokaklarda ve evlerde kadına nasıl davranıldığını gördüğüm için acaba bir sanatçı olarak bu ayıbımızla yüzleşebilir miyiz diye böyle bir filme niyetlendim" dedi.

YÖNETMEN ÇELİK; ’İLYAS SALMAN’I MÜZEDE BULDUM’

Eşinin bir akrabasının gerdek hikayesinden etkilendiğini belirten Reis Çelik, filmi toplumun kendi gerçekleri ile yüzleşmesi üzerine kurduğunu kaydetti. Film için önce damadı oynayacak oyuncuyu aramakla işe başladığını anlatan Çelik, "Bir müzede gezerken bir adama, heykele rastladım. İlyas Salman’mış meğer adı, tanımazdım, bilmezdim. İlyas Salman’ı şaka gibi geliyor ama ben müzede buldum. Bu ülke küstürmeye, ötelemeye, sanatçısını, yaratıcısını dışarıya kovmaya alışkın olduğu için İlyas Salman’ı da küstürmüşüz ve 24 senedir kendi köşesine çekilmiş, 24 yıldır küskündü. Daha önce küstürdüklerimizden başka bir deliyle çalışıyordum. Tuncer Kurtiz ile çalıştım. Tuncer’i barıştırdık, biraz da İlyas ağabeyi barıştıralım" diye konuştu.

SALMAN: ’BEN HİÇBİR ZAMAN MÜZELİK OLMADIM’

Söyleşide yönetmen Reis Çelik’in ’Ben İlyas Salman’ı 24 sene sonra müzede buldum’ dediğini hatırlatan Salman ise, "Ben müzeyi geziyordum. Nazım diyor ya ’müzeyi gezmek iyi müzelik olmak fena. Ben hiçbir zaman müzelik olmadım. Bazen ’oyunculuk nasıl bir şey, nedir?’ derler? Derim ki çeyrek eğitim, çeyrek yetenek, yarımda yaşam. Denize girip denizde yüzmeyi öğrenmek çok kolay da sokakta insanların arasında yüzmeyi öğrenmek çok zor. Ben 24 yıldır sokakta insanlar arasında yüzmeyi öğrenmeye çalışıyordum" dedi.

BRAD PİTT’DEN DAHA YAKIŞIKLIYIM

Lal Gece’nin Berlin Film Festivali’nde ’Gümüş ayı’ ödülü aldığını belirten yönetmen Reis Çelik, festivalde karşılaştıkları Angelina Jolie ’nin de filmi izlediğini ve çok etkilendiğini söyledi. Çelik’in konuşması sırasında "Brad Pitt bırakmadı ki Angelina ile dolaşalım" espri yapması üzerine İlyas Salman "Brad Pitt beni görseydi kesinlikle dünyayı terk ederdi. Çünkü ben daha yakışıklıyım" dedi. (dha)

11 Aralık 2007 Salı

Züğürt aga


Züğürt Ağa
Yönetmen: Nesli Çölgeçen
Yapımcı: Kadir Yurdatapan "Mine Film"
Senaryo: Yavuz Turgul
Görüntü Yönetmeni: Selçuk Taylaner
Süresi: 105 dakika
Yapım Yılı: 1985
Format: 35mm
Oyuncular: Şener Şen, Füsun Demirel, Erdal Özyacılar, Can Kolukısa, Bahri Selin, Nilgün Nazlı, Atilla Yiğit, Celal Perk...


Filmin Konusu : Çağının gerisine düşmüş bir ağanın kırsal kesimden şehre gelince yaşadığı çöküşü traji komik bir şekilde ele alıyor. Filmde şehre gelince karısı dahil herkesin terk ettiği heybetli Harptar Köyü'nün haşmetli ve heybetli ağasını Şener Şen çok başarılı oynuyor...

züğürt ağa domates satıyor

10 Aralık 2007 Pazartesi

Yaprak dökümü 45. bölüm video

tv dizisi yaprak dökümü

Avrupa yakası dizisi


Avrupa Yakası, ait olmak istediği havalı Nişantaşı hayatı, çalıştığı moda dergisi, tam bir beyaz Türk olan aşık olduğu erkek ve bu dünyanın tam zıttı hayat görüşüne sahip ailesi arasında kalmış genç bir kadını konu alıyor.

Dizinin yapımını Plato Film-Sinan Çetin, yönetmenliğini Jale Atabey Özberk üstleniyor. Senaryosunu, başrolünü de oynayan Gülse Birsel yazıyor. Gülse Birsel’in canlandırdığı “Aslı” karakterinin babasını Gazanfer Özcan, annesini Hümeyra, kardeşi Volkan’ı ise Ata Demirer oynuyor.

Dergi ekibinde Levent Üzümcü (Cem), Şenay Gürler (Fatoş), Bülent Polat (Şesu), Hale Caneroğlu (Yaprak), Yıldırım Öcek (Patron), Evrim Akın (Selin) yeralıyor. Veysel Diker (Tacettin), DJ Yavuz (Sertaç) ve Vural Çelik (Kubilay) diğer rolleri paylaşıyor.

yaprak dökümü




Bütün hayatını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz ahlak vermeye adayan Ali Rıza Bey, bir haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul’da üniversiteyi kazanınca, ailece İstanbul’a yerleşmeye karar verirler.

Aileden kalma eski evin tadilatı, Leyla’nın üniversiteye hazırlık kursu, Necla ve Ayşe’nin okul masrafları derken Ali Rıza Bey’in emekli ikramiyesi erimeye başlar. Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de ilkelerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder.

Şartlar artık daha zor olduğu için, Hayriye Hanım bu kararını desteklemez ve evde huzursuzluklar başlar. Askerden dönen Şevket bir bankada çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey’in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü evli bir kadına kaptırınca işler değişir. Ferhunde kısa zamanda dizginleri ele alır. Evin bütün düzenini değiştirir.

Ferhunde’nin bitmek tükenmek bilmeyen istekleri, Leyla ve Necla’nın hesapsız harcamaları aileyi zor duruma düşürür. Ali Rıza Bey dirense de karşı koyacak gücü yoktur. Ekonomik gücüyle birlikte otoritesini de kaybetmiştir. Rüzgar sert esmekte, ağacın yaprakları birer birer dökülmektedir.

Popüler Yayınlar