Search This Blog

kemal kılıçdaroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kemal kılıçdaroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2014 Salı

Rüşvetin yeni adı cari açık kapama!

REZA ZARRABIN HEYKELİNİ DİKMEK GEREK
Daha sonra kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise şunları söyledi:

''17 Aralık’tan sonra soyulan Türkiye gerçeğini gördük. Bir yabancının 4 bakanı nasıl satın aldığını gördük. 17 Aralık’ta darbe yapıldı diyor. Ne darbesi kardeşim. Hangi darbe…17 Aralık’ta eğer oğluna telefon edip paraları sıfırla diyorsa bu ülkedeki herkesin düşünmesi lazım. Şunu kimse söylemesin: Efendim Erdoğan’ın bundan haberi yoktu. Bunu diyenin önüne 3 sayfalık 18 nisan 2013 tarihli MİT raporunu koyarız. Bu hafta soruşturmalar başlayacak.

 Neyin yalan neyin gerçek olduğu ortaya çıkacak. Biliyorsunuz bir havuz medyası var. Şimdi bu medya Reza Zarrab’ı TV ve kendi gazetelerine çıkarmaya başladı. Neymiş Zarrab çok hayırsever bir iş adamıymış. Cari açığı kapatan biriymiş.. Samimi söylüyorum Reza Zarrab’ın heykelini dikmek lazım... Meclis kavşağında Zafer Çağlayan anıtı dikildi. Onun yanına mutlaka Reza Zarrab’ın heykelinin olması lazım. Ama bir heykel yetmez. İkinci heykelin İçişleri Bakanlığın'nın önünde olması lazım. Zarrab’ın önünde yatan bir İçişleri bakanı heykeli olabilir orada. Üçüncü heykeli Başbakanlığın önüne dikeceksiniz. Elinde bir çikolata kutusu Başbakan’a giderken.

Son balkon konuşmasından bütün üçkağıtçılar vardı aile de vardı orada. Reza Zarrab yoktu. Onu da alsınlar oraya. Bence Bakanların cari açığını kapatmıştır. Rüşvetin yeni adı cari açığı kapatma. Ben merak ediyorum bu adam sanayiciydi de haberimiz mi yoktu. Rüşvetin adı cari açık oldu şimdi. Çıkarıyorsunuz Reza Zarrab’ı arkasında fon olarak Türk Bayrağı kullanılıyor. En ağırıma giden budur. Bir sahtekarın arkasına Türk bayrağı koyularak onu meşru gösterme asla mümkün olmamalıdır. Bunu hesabını havuz medyasından soracağız.''

'Reza Zarrab'ın heykelini dikmek lazım'

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Reza Zarrab'ın bir televizyon kanalında yaptığı açıklamaları eleştirdi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasından öne çıkanlar;

"Başbakanlık koltuğunda oturan zat, 2010'da kutlanan 1 Mayıs ile ilgili 'Dün Taksim meydanında yaşanan o tarihi an 2010 yılı asla ve asla tesadüfün eseri değildir. 1 Mayıs 2010 Türkiye'nin nasıl olgunlaştığının, tahrik ve provokasyondan nasıl sıyrıldığının somut bir abidesidir" demişti. Evet öyleydi, 1 Mayıs'ta hiçbir sorun olmadı. Kimsenin burnu kanamadı. Ertesi yıl, yasak gelmeye başladı. Neden? Hangi gerekçeyle yasaklıyorsunuz? Olaylar çıktı, fatura işçiye çıktı.

Yasak üzerine işçiler AİHM'e başvurdular. AİHM, '1 Mayıs'ta Taksim'de kutlama yapabilirsiniz' dedi. Uluslararası bir mahkeme Taksim'e izin verdi. Neden yasaklanıyor? Olaylar niye çıksın? 2010'da olay çıkmadı, yine çıkmaz. İnsanın kendi tarihine sahip çıkması doğaldır, orada 34 kişi öldü. Bu anılmayacak da ne anılacak bu ülkede?

Bırakın insanlar nerede istiyorsa bayramlarını kutlasın. Kimsenin kavga niyeti yok, ama baskı uygularsanız kavga çıkar. Herkes dikkatli olsun.

17 Aralık 2013 bir hükümetin bir devleti nasıl soyduğuna tanık olduk. Bir tarihe bakın, bir şimdiye bakın. Her kuruşun hesabını halkına veren yönetime bakın, her kuruşu nasıl hortumlarım diyen hükümete bakın. O dönemde de yolsuzluklar olmuştur, ama hiç kimse affetmemiştir, ne Mustafa Kemal Atatürk, ne İsmet İnönü... Yolsuzluğa bulaşanı Yüce Divan'a göndermiştir. Onlar mütevazı yaşadı, onlar kendini halka adadı. Onların mirası üzerine kurulup devleti soyanlar bugün karşımızda. 17 Aralık'tan sonra soyulan Türkiye gerçeğini gördük. Bir yabancının 4 bakanı nasıl satın aldığını gördük.

'17 Aralık'ta bize darbe yapıldı' diyor. Ne darbesi? Darbelerden en büyük acıyı çekmiş bir siyasal parti olarak söylüyoruz, 'Hangi darbe'

'Erdoğan'ın haberi yoktu demesin' kimse. Bunu söyleyenin önüne 3 sayfalık MİT raporunu koyarız. 18 Nisan 2013 tarihli. Devletin soyulduğunu Erdoğan'a söylüyorlar. 8 ay sonra 17 Aralık oluyor. Başbakan'ı uyarıyorlar. Ama hiçbir şey olmuyor. Önce bunu vicdanlarımızda bir sorgulayacağız.

Bu hafta soruşturmalarla ilgili görüşmeler başlayacak. Bir havuz medyası var,

 temel özelliği iktidar yandaşlığı yapmak ve yolsuzlukların üzerini kapatmak. Bu medya Reza Zarrab'ı televizyonlarına çıkarmaya başladı. Reza Zarrab Türkiye'nin cari açığını tek başına kapatan adammış. Reza Zarrab'ın heykelini dikmek lazım, ama yetmez İçişleri Baknalığı'nın önüne de bir heykel dikmek lazım. Reza Zarrab önünde yatan içişleri bakanı. Diyordu ya 'Sana bir şey olursa ben önüne yatarım' Başbakanlığın önüne de heykel dikmek lazım. Sarraf'ın elinde çikolata kutusu, Başbakanlığa giderken. Şimdi parlatıyorlar. Reza Zarrab'ın aile fotoğrafında da önemli bir yeri var."

15 Nisan 2014 Salı

Bu kez koruma önlemleri çok sağlam.

TBMM’de geçtiğimiz hafta saldırıya uğrayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geniş güvenlik önlemleri altında grup toplantısının yapılacağı salona girdi. Partililer tarafından alkış ve sloganlarla karşılanan Kılıçdaroğlu grup toplantısındaki konuşmasında hukuk devleti vurgusu yaptı.


Meclis’te bugün grup toplantıları yapılıyor. CHP grubunda Kılıçdaroğlu gelmeden önce geçen haftaki saldırı sebebiyle geniş güvenlik önlemi alındı. Saldırının gerçekleştiği kuliste koltuklar kaldırıldı. Kılıçdaroğlu’nun geçeceği koridorda ziyaretçilerin beklemesine müsaade edilmedi. Kılıçdaroğlu salona girerken çok sayıda polis güvenlik önlemi aldı. Basın mensuplarının yoğun ilgisi sebebiyle Kılıçdaroğlu salona girerken zaman zaman izdiham da yaşandı.

Alkışlar ve sloganlar eşliğinde salona giren Kılıçdaroğlu isminin okunmasının ardından kürsüye gelerek haftalık grup konuşmasını yapmaya başladı. Konuşmasının başında Kılıçdaroğlu hukuk devletinin anlam ve öneminden bahsetti. Üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Hukuk devletinde güçlüler haklı değil, haklılar güçlüdür.” dedi.

Hesap vermenin hukuk devletinin temel esaslarından biri olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Hukuk devleti dayatmacı değil, yurttaşına hizmet eden devlettir. Baskı kuran devlete hukuk devleti denemez.” ifadelerini kullandı.



12 Nisan 2014 Cumartesi

Bu ihmalin sorumluları kim?


11 Nisan 2014 Cuma

Kılıçdaroğlu babalık yaptı saldırganı affetti.

Kılıçdaroğlu Annenin feryadına sessiz kalmadı ve Babalığını yaptı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırıda bulunan Orhan Övet'in annesinin, 'Kılıçdaroğlu babalık yapsın, oğlumu affetsin' feryadı sonuç verdi.

Saldırıyla ilgili şikâyetçi olmayacağını belirten CHP lideri, “Bir annenin feryadına duyarsız kalamam. Olayın ayrıntıları ortaya çıktıktan sonra kararımı açıklayacağım” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında gerçekleşen MYK toplantısında, Meclis’teki yumruklu saldırı, yerel seçimsonuçları ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri mesaya yatırıldı. Meclis’teki yumruklu saldırı konusunda yapılan değerlendirmede MYK üyeleri, saldırının “provokasyon” amaçlı “profesyonel” bir eylem olduğu noktasında birleşti. CHP kurmaylarından elde edilen bilgiye göre toplantıda, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun saldırganhakkında şikâyetçi olup olmaması da gündeme geldi.

9 Nisan 2014 Çarşamba

Pişkinliğin böylesi!

İfadesin de saldırgan şikayetciyim dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıran Orhan Övet’in ifadesinde “Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşlerini beğenmediğim için, Başbakan ve Hükümet aleyhinde yapmış olduğu açıklamaların ülke menfaatlerine ters düştüğünü düşündüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim” dediği belirtildi. Ayrıca Övet’in kendisini tokatlayan vekillerden şikayetçi olduğu da kaydedildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıran 1986 doğumlu Orhan Övet’in Terörle Mücade Şubesi’ndeki ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi.
Edinilen bilgiye göre, Övet polise verdiği ifadesinde eylemi gerçekleştirmesinin sebebini şöyle açıkladı:

“Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşlerini beğenmediğim için, Başbakan ve Hükümet aleyhinde yapmış olduğu açıklamaların ülke menfaatlerine ters düştüğünü düşündüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim.”

Övet’in ifadesi ise şöyle:

"UYUŞTURUCU KULLANMADIM"

08 Nisan 2014 günü saat 08.45 sıralarında eşime Ankara’ya gideceğim diyerek ikametimden çıktım. Saat 09.00 sıralarında Hasanoğlan İlçesinden özel halk otobüsüne bindim saat 09.45 sıralarında Ankara Altındağ Belediyesinin önünde indim. Yürüyerek Hacettepe Hastanesi önü Adnan Soygun caddesinden, Yenişehir Sosyete pazarı önünden (Aksu Caddesi) Sosyal Güvenlik Kurumu önünden sola dönerek (Süleyman Sırrı caddesi) Mithatpaşa Caddesi Kocatepe Cami istikametine doğru ilerledim, sağ dönerek Ziya Gökalp caddesinden Bulvara kadar geldim, trafik ışıklardan karşıya geçerek Kızılay AVM önünden Güven Parka geldim ve Güven Parktan saat 10.30 sıralarında Sokullu dolmuşuna binerek saat 10.45 sıralarında TBMM’ye geldim. Meclise Dikmen kapısından, müracaatta CHP grup toplantısına katılacağımı belirterek içeriye giriş yaptım. Her hafta Salı günleri halka açık grup toplantısının olduğunu açık kaynaklardan ve kendisini CHP’li olarak bildiğim bir yakınımdan öğrendim.

Eylem gerçekleştirdiğim 08 Nisan 2014 günü her hangi bir alkol, uyarıcı ve uyuşturucu madde almadım. En son 4 gün önce esrar kullandım ve daha öncede esrar ilgili tedavi görmüştüm. Kullanmış olduğum esrarı 4 gün önce Ankara Yenidoğan Sakkalar güzergahında her hangi bir ücret vermeden orada bulunan gençlerden durumumun sıkışık olduğunu söyledim ve onlarda bana yardımcı olmak adına bir kullanımlık (Bir Fişek) esrar verdiler.
Her hangi bir kişi/kişilerden veya örgütten talimat almadım. Ayrıca hiç bir örgüt ile ilişki ve irtibatım yoktur.

"ŞİKAYETÇİYİM"

Bana sorulan sorular hakkında hiçbir baskı ve tesir altında kalmadan avukatımın huzurunda ifademi verdim. Ayrıca ben saldırı eylemi gerçekleştirdikten sonra polisler tarafından yakalanıp ellerim ters kelepçelenip araca götürüldüğüm sırada önce TBMM içerisinde bulunan bayan kuaföre götürüldüm, bu esnada ismini bilmediğim simaen tanıdığım 2 CHP milletvekili geldi, olayla ilgili ‘Niye yaptın? Seni kim gönderdi?’ gibi sorular sorduktan sonra milletvekillerinden birisi bana iki tokat attı, bunun üzerine polisler benim tanınmamam için ve görüntü alınmasını engellemek amacıyla montum ile yüzümü kapatarak oradan çıkartıp meclisin kapalı otoparkına götürdüler. Ancak Otoparkta kalabalık bir grubun ortasında kaldım, bana vurmaya başladılar, sonrasında beni polisler doblo tipi bir araca bindirip oradan uzaklaştırdılar, Meclis Lojman kapısı diye tabir edilen yere geldik ve başka bir ekip arabasına bindirilerek emniyete geldim. Beni darp eden kişi/ kişilerin tespit edilmesi halinde, şahıslardan davacı ve şikâyetçiyim.”

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na saldıran serbest!


CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na Meclis'te yumrukla saldıran Orhan Övet, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kılıçdaroğlu'na saldıran AKParti üyesi çıktı.

Ak Parti sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Kılıçdaroğlu'na saldıran Orhan Övet'in 2012 yılında AK Parti'ye kaydolduğunu ve olay sonrası partiden ihraç edildiğini açıkladı.

Çelik'in açıklaması

Çelik Twitter'dan saldırgan ile ilgili şunları yazdı:

"Orhan Övet'in 2012'de Elmadağ'da partimize kaydolduğu tespit edilmiş ve olay sonrası derhal ihraç edilmiştir.

9 milyon küsur üyemiz vardır. Onlarca sabıkası olan birinin partimize üye kabul edilmesini ciddi bir özensizlik olarak kabul değerlendiriyoruz. Kılıçdaroğlu'na bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz."

8 Nisan 2014 Salı

Gürsel Tekin: Saldırgan profesyonel bir provokatör.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, saldırının güçlü bir güvenlik zafiyetini ortaya çıkardığını belirterek, “Saldırganın bir profesyonel olduğunu da ifade etmek istiyorum" dedi.

Tekin, Habertürk'te konuştu. Saldırının BDP grup toplantısının yapıldığı salonun önünde yapılmasına dikkat çeken Tekin, “Bunun sıradan bir saldırı olmadığını söylüyorum. Özellikle Barış ve Demokrasi Partisi’nin grup toplantısının önünde bu olayın olması, aynı zamanda ‘bir provokasyon yaratabilir miyim’ çabasını da söz konusu hale getirebilir.

 BDP’yle bir ilgisinin olmadığını biz çok iyi biliyoruz. Ama eylemi gerçekleştiren kişinin sıradan bir kişi olmadığı, her ne kadar Emniyet farklı bilgiler vermiş olsa da, en azından bizim elimizdeki bilgilere göre farklı örgütlerle bağlantısının olabileceği ihtimalinin çok yüksek olduğunu kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.”

Saldırganın çok ilginç facebook profili

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yumruk atan Orhan Övet'in facebook'taki paylaşımları ve profili oldukça ilginç.

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'na yumruk atan Orhan Övet'in facebook'taki bazı paylaşımları dikkat çekiyor. 2009 yılında facebook'a katılan Övet'in sayfasında Başbakan Erdoğan resmi de var, yaşamını yitiren BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun da.

El Kaide militanlarının da fotoğrafını paylaşan Övet'in profilinde Ahmet Kaya'dan, Deniz Gezmiş'ten sözlerin yazılı olduğu fotoğraflar da paylaşılmış.
Bunun yanı sıra Abdullah Çatlı ve Sedat Peker'in fotoğrafları da yer alıyor.Övet'in sadece dün çoğunlu Deniz Gezmiş resimlerinden oluşan 30'dan fazla paylaşımda bulunduğu görülüyor.





Alperen Ocakların'dan jet yalanlama geldi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na saldıran Orhan Övet Alperen Ocakları'na mensup olduğu iddia edilmişti. Ancak Alperen Ocakları bu iddiayı yalanladı.

İşte o açıklama:

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi içerisinde grup konuşmasına gerçekleştirmek üzere koridorda ilerlerken CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU bey Orhan ÖVET isimli şahıs tarafından yumruklu saldırıya uğramıştır.Görsel ve yazılı medyada saldırıyı gerçekleştiren bu şahsın Alperen Ocakları üyesi olduğu yönünde haber yapılmasına karşın adı geçen şahsın teşkilatımızla uzaktan yakından alakası yoktur. Alperen Ocakları teşkilatı Şehit Liderimiz Muhsin YAZICIOĞLU'NUN ortaya koymuş olduğu ilkeler çerçevesinde demokratik haklarını kullanmaktan öte tavır gösterecek kişileri bünyesinde barındırmaz.Belli ki bazı karanlık güç odakları bu tip nahoş olaylarla teşkilatımızın adını yan yana getirmeye çalışarak ,bazı karanlık projelere hizmet etmeye çalışmaktadır.Ben şahsım ve teşkilatım adına yaşanılan bu elim hadise dolayısıyla CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDARAOĞLU beye geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.

ALPEREN OCAKLARI EĞİTİM KÜLTÜR DAYANIŞMA VAKFI GENEL BAŞKANI

AV. SERKAN TÜZÜN

BBP LİDERİNDEN AÇIKLAMA

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırıda bulunan Orhan Ö.'nün Alperen Ocakları'na üye olduğu iddiaları ile ilgili "Söz konusu bile değil " dedi.

İşte Kılıçdaroğlu'nu yumruklayan o saldırgan

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na partisinin TBMM grup salonuna girişte ziyaretçi olarak Meclis’e giren bir kişi tarafından yumruklu saldırıda bulunuldu.  


Grup salonu girişinde kahverengi montlu bir saldırgan tarafından yumruklu ve tekmeli saldırıya uğradı.

Olay yerindeki CHP’liler tarafından etkisiz hale getirilen kişi, meclis polisi tarafından hemen gözaltına alındı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Meclis'te yumruklu saldırıda bulunan kişinin kimliğinin Orhan Öven olduğu belirtildi. Öven, polise verdiği ilk ifadesinde Alperen Ocakları'na üye olduğunu ve Erzurumlu olduğunu belirtti.








Kılıçdaroğlu'na Meclis'te hain saldırı.

Kılıçdaroğlu, bazı milletvekilleriyle birlikte makamından çıkarak, partisinin grup toplantısına katılmak üzere TBMM'deki makamından ayrıldı.

Grup toplantı salonunun bulunduğu yere doğru yürürken adının Orhan Ö. Olduğu öğrenilen kişi, Kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırıda bulunuldu. Kılıçdaroğlu'nun gözlüğünün düştüğü görüldü.

İşte Kılıçdaroğlu'nun saldırı uğradığı an

Alınan ilk bilgilere göre Kılıçdaroğlu grup konuşmasını yapmak üzere Meclis'teki CHP grubuna gelirken Meclis'e ziyaretçi olarak girdiği değerlendiren bir kişi tarafından yumruklandı.
Kılıçdaroğlu grup toplantısına girerken, BDP ’lilerle el sıkıştığı anda bir şahsın yumruklu saldırısına uğradı. Gözüne darbe aldığı belirtilen Kılıçdaroğlu'nun gözlüğü kırıldı.

CHP ve BDP grubu yanyana. BDP’li miletvekili Altan Tan ile selamlaşmasının ardından, aradan bir şahıs Kemal Kılıçdaroğlu’na doğru yürüyerek tekmeli-yumruklu saldırıyı gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu dört yumruk darbesi aldı. Partililer araya girdi ve bir süre saldırganı dövdüler.

Saldırgan Kılıçdaroğlu'nun etrafındaki partililer tarafından etkisiz hale getirildikten sonra Meclis polisi tarafından gözaltına alındı.
Kılıçdaroğlu saldırının ardından makamında bir süre dinlendi. Daha sonra makamından çıkan Kılıçdaroğlu grup toplantı salonuna gitti.

29 Mart 2014 Cumartesi

Türkiye'nin kaderi değişecek!


İstanbul Türkiyedir.Türkiye İstanbul'dur.Unutmayın.

28 Mart 2014 Cuma

CHP tandoğan Ankara mitingi fotolar

Tandoğan Meydanı'ndan Kızılay meydanına kadar insan seli




Kılıçdaroğlu Ankara da yüzbinler önünde.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimlere iki gün kala Ankara’da vatandaşlarla buluşacak. CHP liderinin mitingi için ilçelerden binlerce vatandaş, Tandoğan Meydanı’na akın ederken, Ankara’da yağmur yağmasına rağmen onbinlerce vatandaş meydanda buluştu.

 ”Fezleke yetmez, tez leke çıkarıcı lazım”, “Başçalan”, “Çok mutluyum harama oy vermeyeceğim, ahirete huzurlu gideceğim” “Gemicik out, milyoncuklar in” , “lafa değil icraata bakarım” pankartları ile Kılıçdaroğlu’nu bekleyen Ankaralılar, Kılıçdaroğlu ve Ankara Belediye Başkan Adayı Mansur yavaş lehine sloganlar attılar.

Mitinge 70′i aşkın gazi de katılırken, Bando takımı İzmir Marşı ve Onuncu Marşları’nı çaldı.

KILIÇDAROĞLU ANKARA’DA
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Bartın’dan Ankara Etimesgut Askeri Havalimanı’na az önce iniş yaptı. Kılıçdaroğlu’nun miting alanına kısa bir şehir turundan sonra ulaşacağı belirtilirken, miting alanında olağanüstü önlemler alındı.

CHP’YE ELEKTRİK KESİNTİSİ UYARISI
CHP mitinginin yapılacağı alana çıkan tüm yollar dün gece itibariyle kapatılırken, CHP mitingi için “elektrik kesintisi” ihbarı yapıldı. Kabloların kesilmesi ya da olası bir elektrik kesintisine hazırlık olarak, CHP’liler yedek jenaratorleri devreye soktu. Alanda özel güvenlik alanı oluşturulurken, basın mensuplar için de bir koridor hazırlandı. Ayrıca sahne arkasına kimsenin alınmayacağı belirtildi.

27 Mart 2014 Perşembe

Yarın değil bugün için.

"Gençlik indirimi uygulaması ile öğrenci olsun olmasın;25 yaş altı gençlerin ulaşım araçlarından kültür ve sanat faaliyetlerine,çeşitli restoranlardan mağazalara kadar indirimli olarak yararlanmasını sağlayacağız."

                                                                          CHP - Türkiyenin birleştirici gücü

22 Mart 2014 Cumartesi

Kılıçdaroğluna ayakkabı atan kişi ne dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na dünkü Gaziantep mitinginde ayakkabı atan 31 yaşındaki Mehmet Yıldız, emniyetteki işlemlerinin peşinden adliyeye sevk edildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na dünkü Gaziantep mitinginde ayakkabı atan 31 yaşındaki Mehmet Yıldız, emniyetteki işlemlerinin peşinden adliyeye sevk edildi.
Yıldız, sıhhat kontrolünden geçirildiği sırada gazetecilere, "İşsizim, kendimi ifade edebilmek için attım" diye belirtti.

GÖZALTINA ALINDI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Gaziantep Demokrasi Meydanı’nda partisinin mitingine yer aldı. Kılıçdaroğlu, platformda konuştuğu sırada kalabalıktaki bir kişi tarafından spor ayakkabısı atıldı. Kılıçdaroğlu’nun bacaklarına gelen spor ayakkabılar, koruma polisleri tarafından platformdan alındı. Polisler tarafından ayakkabıyı attığı belirlenen Mehmet Yıldız ise gözaltına alındı. Yıldız, yakındaki Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü ve buradaki işlemlerinin peşinden Şehitkamil İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne gönderildi.

’İŞSİZLİK BUNALIMINDAYIM’

İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde sorgusu gercekleşen Mehmet Yıldız’ın ilk anlatımında "CHP’li olduğunu ve dikkat çekmek için ayakkabı attığını" söylediği öğrenildi. Yıldız, işlemlerinin tamamlanmasının peşinden öğle saatlerinden sıhhat kontrolünden geçirilmek için Şehitkamil Devlet Hastanesi’ne getirildi. Polisler eşliğinde Acil Servisten çıkarılan Yıldız, DHA muhabirinin ’Neden ayakkabı attınız’ sorusuna şu yanıtı verdi:

"İşsizlik bunalımındayım. Kendimi ifade edebilmek için attım. Pişmanım. Ben hiçbir partinin tarafından değilim."


Yıldız, daha akabinde adliyeye sevk edildi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Egemen Bağış’ın Kur’an-ı Kerim ayetleriyle dalga geçmesine sert tepki gösterdi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Egemen Bağış’ın Kur’an-ı Kerim’le dalga geçmesine sert tepki gösterdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Egemen Bağış’ın Kur’an-ı Kerim ayetleriyle dalga geçmesine sert tepki gösterek, “Benim merak ettiğim onun AKP’de kalıp kalmayacağı hususunda AKP’nin vereceği tepki” diye belirtti.

Bugün gazetesi,nin yaptığı habere göre, Kılıçdaroğlu, bu süreçte iktidarın inançlara saygısının tümünün göstermelik olduğunun öğrenildiğini ifade ederek, "Siz Allah’ın kelamı ile dalga geçiyorsunuz, bu olacak iş değil. Egemen Bağış ile alakalı bir şey söylemek istemiyorum. Benim merak ettiğim onun AKP’de kalıp kalmayacağı hususunda AKP’nin vereceği tepki. Hâlâ o partinin içinde kalacak mı kalmayacak mı? “Her cuma Google’dan bir ayet sallıyorum” diyen birine Erdoğan ne diyecek? Bir CHP’li söyleseydi ortalık ayağa kalkardı.

TWİTTER’A ENGEL

Çağdaş dünyada, insanların sağlıklı veri (bilgi) alma hakları olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, bunların anayasa ile garanti altına alındığını belirtti.
"Y urttaşların haber alma, veri (bilgi) verme hakkını kısıtlarsanız, insan hakkı ihlal edilmesiyle yapmış  ve anayasayı çiğnemiş olursunuz." diye belirtti
"Twitter’in kökünü kazıyacağız” mesajı bir diktatörün mesajıdır. Türkiye’nin böyle bir tablo ile karşı karşıya kalması çok fazla üzücüdür. Türkiye bir üçüncü dünya ülkesi değildir. Biz demokrasi ve özgürlükler biraz daha gelişsin derken tam tersine baskıcı bir anlayışla karşı karşıyayız. Hiçbir darbe döneminde böyle bir şey olmadı fakat halkın oyuyla seçilip iktidara gelen bir zorba döneminde oldu." diye açıkladı.

AB VE ABD'NİN TEPKİLERİ

İnsan hakları ihlalleri bir ülkenin iç sorunu değildir. Haberleşme özgürlüğünü kısıtlarsanız o dünyanın ortak sorunudur. AB, ABD ve diğer ülkelerden tepkilerin gelmesi doğal fakat Erdoğan “tepkilere kulaklarımı tıkayacağım” diyor. Bunlara kulaklarını tıkayan kişi artık tüm dünyayla ilişkisini kesmiş demektir. Taksim Meydanı’nı halka kapatmanın başka bir şeklidir bu.

CUMHURBAŞKANI’NIN TAVRI

Hükümetle ilişkilerinin bozulmasını istemiyor çünkü kendi geleceği açısından güvence olarak AKP’yi görüyor. O nedenle yasaları geri göndermeden imzalayıp, işin içerisinden sıyrılmak istiyor fakat bu yasak sıradan bir yasak değil. Yasakları destekleyen cumhurbaşkanı imajını herhalde kabul edemez. “Böyle bir yasak olmamalı” diyor. Bunu da pozitif buluyorum.

HER AN SURİYE’YE GİREBİLİRLER

En çok büyük endişem Süleyman Şah Türbesi sebebiyle ordunun Suriye’ye girmesiydi. Oysa, Türkiye ordusunu sokmadan orayı kontrol edebilir fakat orduyu Suriye’ye sokup bunun siyasi nemasını almak gibi bir amacı olabilir. Ortada bir şey yok fakat bir provokasyon yapılabilir.

YILMAZER'İN AÇIKLAMALARI ÇOK ÖNEMLİ

Ali Fuat Yılmazer’in açıklamaları Çok fazla mühim görevlerde bulunmuş eski bir bürokratın açıklamaları çok fazla mühim, bunları isnat diyerek geçiştiremezsiniz. Şayet Başbakan Adalet Bakanı’na telefon açıp, “şu işadamının mahkum olması lazım” diyorsa, bu söylemlerin tamamı doğrudur. Bir Başbakan ya da Adalet Bakanlığı Müsteşarı savcıya  gece saat 10.32’de telefon açıp, giderek savcıyı görevden alacaksın, dosyayı kapatacaksın, bana da neticesi bildireceksin” diyorsa İlker Başbuğ için de doğrudur, FENERBAHÇE -F.Bahçe için de söyledikleri doğrudur.

PROVAKASYON UYARISI

Erdoğan, bu seçimlerde oy kaybedecek, o da gayet iyi biliyor. Her defasında çıtayı değiştiriyor. İktidardan gitmesinin hangi sonuçlar doğuracağını iyi biliyor, yargılanacağını biliyor. Bunu bildiği için de iktidarda kalmanın arayışına girecektir. Bunun için de her türlü provokasyona başvuracaktır. Seçim bürolarımız taşlanabilir, saldırılar olabilir, hiç karşılık verilmemesi talimatı verdim.

BOZKURT SELAMI

Birisi yaklaştı, eliyle Bozkurt işareti yaptı, “Ben MHP’liyim oyumu size vereceğim” diye belirtti. (Bozkurt işareti yapmakda) Ben de teşekkür ettim. Mesele bu. “Devrimci Kemal” başlıkları atmaya devam etsinler. Ben tekrar de devrimci birisiyim. Meydanlarda da bana çok fazla samimi olarak “MHP’liyim fakat CHP’ye oy vereceğim” diyenler var, ben de onlara teşekkür ediyorum.

ÖZERKLİK İLANI

Biz bölge bağlantılı bir özerkliği savunmuyoruz, doğru da bulmuyoruz. Sorunlarımızı ülke bütünlüğü içerisinde çözebiliriz. Ayrışarak olumsuzlukları tam tersi derinleştiririz. Türkiye’nin belirgin bir bölgesi ile alakalı değişik bir özerklik algısını oluşturmak ya da bunu dillendirmek asılsızdır.

NEVRUZ VE ÇÖZÜM SÜRECİ

Biz sorunun nasıl çözülmesi gerekmekde olduğunu kamuoyuna defalarca aktardık. 17 maddelik Demokrasi ve Özgürlük Bildirgesi yayınladık. Onlardan ÖYM’lerin kaldırılması yaşama geçti, diğerleri duruyor. Iktidar olduğumuzda diğerlerini de yaşama geçireceğiz ve göreceksiniz ki çatışmalar olmayacak ve Türkiye’ye huzur gelecek. Yüzde 10 seçim barajı sebebiyle siyasi partiler parlamentoya giremiyorlar, gelemedikleri için de ya marjinal kalıyorlar ya da şiddetin içinde yer alıyorlar. Onları parlamentoya çektiğimiz vakit gelsinler düşüncelerini açıklasınlar. Özgürlük ve demokrasi ekseninde bu arıza çözmek istiyoruz. AKP- AK Parti başka türlü çözmek istiyor, biz bunu bilmiyoruz. Biz toplumsal takviye alarak bu sorunu çözmek istiyoruz onlar kapalı kapılar ardında çözmek istiyorlar.

Popüler Yayınlar