Search This Blog

seçim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seçim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2014 Pazar

Türkiye bugün sandık başında

Türkiye'de seçmenler Abdullah Gül'ün görev süresinin dolmasıyla boşalacak cumhurbaşkanlığı görevini üstlenecek ismi seçmek üzere sandık başında.

Seçimlerde 3 aday, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş yarışıyor.

Oy kullanma yeterliliğine sahip olan 52 milyon 894 bin seçmen var.
Adayların cumhurbaşkanı seçilebilmek için oyların yüzde 50'sinden bir fazla oy almaları gerekiyor. Aksi taktirde iki hafta sonra ikinci tur yapılacak.
2007'deki referandumla gerçekleştirilen anayasa değişikliğinin ardından cumhurbaşkanı ilk kez TBMM tarafından değil, halkoylamasıyla seçiliyor.
TSİ 21'e kadar yayın yasağı var.

Ancak YSK'nin kararıyla yayın yasağı kaldırılabilecek.
YSK, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde doğuda daha erken oy kullanmasına ilişkin düzenleme yapmadı.
Türkiye'de saat 08.00'de başlayan oy verme işlemi saat 17.00'ye kadar sürecek.
Oy vermenin bitiş saati geldiği halde sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler sandık kurulu başkanı tarafından sayıldıktan sonra oy kullanabilecek.
İhsanoğlu: Kampanya eşit ve adil değildi
Oyunu İstanbul'da kullanan Ekmeleddin İhsanoğlu, gazetecilere önce oylarını kullanıp kullanmadıklarını sordu ve ''Ben her şeyden önce oyunuzu kullanmanızı istiyorum. Bu mukaddes bir görevdir'' dedi.
İhsanoğlu, kampanyanın adil ve eşit olmayan şartlarda yürütüldüğünü belirterek, ''Ama biz milletimizin sağ duyusundan eminiz. Bizim temennimiz seçimin suhuletle dürüstlük içerisinde yürütülmesinde. Ancak sabahleyin aldığımız haberlerde, bazı sandık kurullarında, sandık görevlilerinin telefonları alıkoymadıklarını ve bazı vatandaşlarımızın seçmenlerin pusulayı mühürledikten sonra fotoğraflarını çektiklerini, arkadaşlarımız kaydetmiş. Biz bunlar için suç duyurusunda bulunacağız'' diye konuştu.
Demirtaş: Demokrasi mücadelesi bitmeyecek
Oyunu Diyarbakır'da kullanan Selahattin Demirtaş, 'sonuç ne olursa olsun demokrasi mücadelesinin bitmeyeceğini' söyledi.
''Bütün ötekileştirenler adına emeği, alın teriyle üretenler adına yeni bir başlangıçtır'' görüşünü dile getiren Demirtaş, şöyle devam etti:
''Elbette ki çıkacak oyların oranları da bu sıçramanın niceliğini belirleyecektir. Ama nitelik olarak büyük bir sıçrama yaşamıştır Türkiye siyaseti. Bu seçimler bunun önemli bir aşaması oldu şimdiden sonuçlar herkes için hayırlı olsun. Yüzde 10 u çok daha fazla aşacağız. Oyumu halklardan ezilenlerden yana verdim. Kabin içerisinde kim ezilenden yanaysa çok da düşünmeye gerek yoktu."

23 Nisan 2014 Çarşamba

İşte Yalova seçimini iptal ettiren AKP'li kısıtlı sandık müşahiti.

Yalova’da seçimlerin iptaline neden olanlardan Hasan B. Uzuntepe konuştu.

Yalova’da seçimlerin iptaline neden olan ‘7 kısıtlı seçmen’den biri olan Ak Partili Uzuntepe, ‘2010’da kısıtlı olduğuma karar verildi. YSK bana nasıl seçmen kaydı verdi bilmiyorum’ dedi.

Yalova’da 7 ‘kısıtlı’ seçmenin oy kullanması nedeniyle seçimler iptal olunca gözler bu isimlere çevrildi. Kısıtlı 7 vatandaş arasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem İnce’nin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) verdiği itiraz dilekçesinde ismi geçen Ak Parti sandık görevlisi Hasan Basri Uzuntepe’nin adı öne çıkıyor.

 CHP’li İnce AKP’nin sandık görevlisi olarak atadığı Hasan Basri Uzuntepe için seçimi kaybedince ‘kısıtlıydı’ diyerek itirazda bulunmasını ‘kötü niyet’ diye nitelerken Rizeli olan ve Yalova’da yaşayan Hasan Basri Uzuntepe’ye VATAN ulaştı. Uzuntepe, şunları anlattı: “Benim kısıtlılığım 210’daki bir rapora dayanıyor.

 Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2010 yılında bir sağlık kurulu başkanı, bir başhekim ve 6 doktordan oluşan 8 kişilik heyet tarafından ‘bipolar duygudurum bozukluğu’ olduğuna dair rapor verildi. Raporda yüzde 70 oranında ağır özürlü olduğum ve hastalığımın ‘tedaviyle işlevselliği düzelmeyen’ bir durum olduğu belirtiliyor. İlaç tedavim devam ediyor. Şu anda bir sorunum yok.”

19 Nisan 2014 Cumartesi

Dar bölge seçim sistemi totaliter bir yönetim anlayışı getirebilir!

Dar ya da daraltılmış bölge, seçim sistemini 64 yıl önceye döndürecek. Menderes, 1950'de uygulanan bu sistem ile Meclis’te ezici çoğunluk sağlamıştı.

Başbakan Erdoğan'ın seçim sisteminde dar ya da daraltılmış bölge istemesi, seçim istemini de 64 yıl önceye döndürecek. Dar bölge sistemi, 1950 seçimlerinde uygulanmış, muhalefetin toplam oyları iktidar oylarından fazla çıkmasına rağmen, Adnan Menderes başkanlığındaki Demokrat Parti, Meclis’te tek başına çoğunluğu sağlamıştı. 1950'de DP, yüzde 57.6 oyla 415 milletvekili çıkarırken, CHP oyların yüzde 39.4'ünü almasına rağmen ancak 69 milletvekili kazanabildi.

DARALTILMIŞ BÖLGE
''Daraltılmış bölge'' sistemi ise Türkiye’de 1987 ve 1991 yıllarında ve Turgut Özal döneminde uygulandı. Sistem ile ülke, en fazla 4 ya da 5 milletvekili çıkaracak bölgelere ayrılıyor. 1991’de oyların yüzde 27’sini alan DYP sandalyelerin yüzde 39’unu kazanmış, oyların yüzde 10‘unu alan DSP ise sandalyelerin sadece yüzde 1,5’unu kazanabilmişti. Bu yöntemin uygulanması durumunda halen 85 seçim çevresi bulunan Türkiye’de seçim çevresi sayısı 146’ya çıkacak.

DAR BÖLGE
“Dar bölge” seçim sistemi ise, Türkiye’de 550 ayrı seçim çevresi olmasını öngörüyor. Sistem Türkiye’de de uygulanırsa, seçim çevresinde birinci olan parti adayı veya bağımsız milletvekili seçilecek. 550 seçim çevreli bir model, BDP’nin Adana, Mersin ve İstanbul gibi metropollerden vekil çıkarmasını engelleyecek. MHP’nin milletvekili sayısını da düşürecek. Bu yöntemle AKP, yüzde 45 oy oranıyla TBMM'nin yüzde 70’ine yakın bir çoğunluğuna sahip olabilecek.

18 Nisan 2014 Cuma

"Ak Parti seçmeni ensest mağduru genç kız gibi!"

Ünlü yazar ve şair Murathan Mungan'dan AK Parti seçmenine ağır benzetme..

Almanya Frankfurter Allgemeine gazetesi, yazar ve şair Murathan Mungan’la söyleşi yaptı.

Mungan, burada AK Parti kazandığı için Almanya'nın Türkiye'den vazgeçmemesini isterken, AK Parti seçmeni için de ağır benzetmelerde bulundu.

Söyleşide Gezi olaylarını da değerlendiren Mungan, "Gezi olayları sonrası artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bunu seçim sonuçları da değiştiremez. AB ve Almanya bizden öyle çabucak vazgeçemez. Almanya’ya sesleniyorum, çünkü seçim sonuçları nedeniyle en çok hayal kırıklığına uğrayan, darılan ülke oldu" dedi.

ENSEST MAĞDURU GENÇ KIZ BENZETMESİ

Erdoğan’ın tüm yolsuzluk iddialarına rağmen kazandığı seçim başarısını ilginç bir örnekle anlatan Mungan, "Türkiye’de ensest mağduru çok sayıda genç kız vardır. Bunlar olayı annelerine anlatmaya çalıştıklarında, anneleri olayı kapatmaya çalışır. Çünkü, duyacaklarından korkarlar. Gerçeği başka şeylerle örtmeye çalışırlar. Aynı Erdoğan’ın seçmenlerinde olduğu gibi. ’Eğer iddia edilenler söylendiği gibi doğruysa, Erdoğan giderse, yaşamımızın kalanında ne yaparız’ diye düşünürler" dedi.

YENİ YENİ YOLLAR BULMALIYIZ

"Kimseye kızmak istemiyorum. Bazı arkadaşlarımız yeterince bu işi yapıyorlar. Birçok genç seçim sonuçları dolayısıyla hayal kırıklığına uğradılar ve halka sırtını dönmek istediler. Ne 68 kuşağı ne de 78 kuşağı bu halka sırtını döndü. Öyleyse bugün de buna hakkmımız yok. Kendimizi anlamak ve anlatabilmek için yeni yeni yollar bulmalıyız"

LAİKLİK KONUSUNDA ENDİŞELİYİM

"Laiklik ve seküler anlayış İslam’ın büyük bir rol oynadığı Türkiye gibi bir ülke için en önemli garantidir. Hayatımız, devlet işleri ile din işlerinin ayrı kalmasına bağlıdır. Ama ben endişeliyim"


13 Nisan 2014 Pazar

Aha bunu da millet seçti!

AK Parti Ankara Milletvekili Zelkif Kazdal, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a tepkisini bugün de sürdürdü. Kazdal, "Tartışmadan anlaşılıyor ki; Anayasa Mahkemesi'nin iptal yetkisinin kaldırılmasının ötesinde, toptan kapatılması demokrasiye katkı olacaktır" dedi.

 Anayasa Mahkemesi'nin Twitter kararının ardından, HSYK'nın, bazı hükümlerini iptal etmesi AK Parti'de tepkilerin yükselmesine neden oldu. AK Parti Ankara Milletvekili Zelkif Kazdal, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a tepkisini bugünde sürdürdü. Kazdal, "Tartışmadan anlaşılıyor ki; Anayasa Mahkemesi'nin iptal yetkisinin kaldırılmasının ötesinde, toptan kapatılması demokrasiye katkı olacaktır" dedi.

Kazdal, Twitter hesabında Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a sert sözlerle yüklenmeye devam etti. Kazdal, "Anayasa'da yer alan her konu doğru değildir. Doğru kabul etmek zorunda da değiliz. Anayasayı tabu olarak görüp yazanlara lafım yok. Anayasa'nın; Türkiye'nin geldiği ekonomik, sosyal, kültürel, demokrası, gelişmişlik seviyesine dar geldiği yaDsınamaz bir gerçektir. Tartışmadan anlaşılıyor ki; Anayasa Mahkemesi'nin iptal yetkisinin kaldırılması ötesinde, toptan kapatılması demokrasiye katkı olacaktır" diye yazdı.(ANKA)

7 Nisan 2014 Pazartesi

Afgan halkı inadına demokrasi dedi.


Afgan halkı, yeni cumhurbaşkanını belirlemek üzere sandık başına gitti.

Afganistan halkı, önümüzdeki 5 yıl boyunca kendilerini yönetecek ismi belirlemek üzere oy kullanıyor.

Oy kullanma merkezlerinin önünde sabah erken saatlerde uzun kuyruklar oluşurken, halk yağmura rağmen sandık başına gitti.




17 Mart 2014 Pazartesi

Taşıma suyla değirmen taşıma seçmen ile miting!

Çevre illerden seçmenleri taşıyan otobüsler kilometrelerce kuyruk oluşturdu.

 İzmir'den çekilen fotoğraflar, AKP'nin İzmir mitingine Ankara ve İstanbul dahil birçok ilden otobüslerle insan taşıdığını gözler önüne serdi. İzmirlilerin katılımına güvenmeyen AKP'nin organize ettiği otobüslerin İzmir giriş-çıkışlarında oluşturduğu görüntüler dikkat çekti. Bazı otobüslerin üzerinde "Ankara-3", "Beylikdüzü" gibi ibarelerin olması İzmir'e uzak illerden de otobüs kaldırıldığını ortaya koydu.

Akp İzmir mitingin de İstanbul Beylikdüzü belediyesine ait otobüs

AKP mitinginin kürsüsünden, "bugün bu kalabalık İzmir'i korkutacak" şeklinde anons geçilmesi dikkat çekti.

AKP'nin İzmir mitingine giden katılımcılardan birisinin elinde, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Melih Gökçek'in fotoğrafı bulunuyor:


26 Ocak 2013 Cumartesi

Akp'yi kızdıracak anket


Metropoll Araştırma Şirketi’nin yaptığı ikinci araştırmaya göre, Türkiye’de her iki kişiden biri basına, yargıya müdahalelerin ve yolsuzlukların arttığını düşünüyor. Katılımcıların yüzde 51.9’u yolsuzluğun arttığını düşünürken yüzde 36.8’i bu görüşe katılmıyor. Yolsuzluğun arttığını düşünenler içerisinde AKP seçmenlerinin oranı 35.1’e ulaşıyor.

Serbest kıyafete destek yok

• Katılımcılar yüzde 71 gibi büyük oranla okullarda kıyafetin serbest bırakılmasını desteklemezken sadece yüzde 24’lük bir kesim bu uygulamayı destekliyor. Uygulamayı AKP’li seçmenlerin de yarısından fazlası (yüzde 59) desteklemiyor. Muhalefet partilerine oy veren seçmenlerin büyük bir çoğunluğu da okullarda serbest kıyafet uygulamasına destek vermiyor. Hükümetin yeni yürürlüğe koyduğu bu uygulamada kendi tabanından bile yeterli destek alamadığı görülüyor.

• Katılımcıların yüzde 54’ü son dönemde hükümetin yargıya müdahale ettiğini, yüzde 30’u müdahale etmediğini düşünüyor. Gerek muhalefet partili seçmenlerin büyük kısmı gerekse de AKP’li seçmenlerin yüzde 42’si hükümetin yargıya müdahale ettiği kanısını taşıyor.

• Katılımcılara “Son yapılan 12 Haziran milletvekili seçiminde verdiğiniz oy için pişmanlık duyuyor musunuz?” sorusu sorulduğunda seçmenlerin yüzde 15’inin vermiş oldukları oydan pişmanlık duyduğu, yüzde 75’inin ise pişmanlık duymadığı belirlendi. • Araştırma bulgularına göre katılımcıların yüzde 32’sinin Türkiye’de yeni bir partiye ihtiyaç duyduğu, yüzde 52’sinin ise ihtiyaç duymadığı belirlendi. Yeni bir siyasi partiye en çok ihtiyaç duyan seçmenler CHP ve MHP’li seçmenler. AKP’li seçmenlerinin bile yüzde 27’sinin kendilerinin de oy verebilecekleri yeni bir partiye ihtiyaç duydukları tespit edildi. • Araştırmanın kritik sorularından biri de “Bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusu oldu. Bu soruya kararsız, cevapsız ve protesto oyları dağıtılmadan katılımcıların yüzde 39.1’inin AKP’ye, yüzde 17.6’sının CHP’ye ve yüzde 9.8’inin de MHP’ye oy vereceği belirlendi.

Popüler Yayınlar